MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, murisleri ... 18.10.1998 tarihinde elektrik çarpması neticesinde vefat etmesi nedeniyle Tedaş’a karşı açtıkları davada, davalının kendilerini vekil olarak temsil ettiğini, dava sonucunda Tedaş’ tan 174.464.880.000 TL tahsil ettiğini, kendilerine 133.864.880.000 TL ödendiğini, daha sonra yaptığı hesaplamada davalının kendilerine 7.677.471.100 Tl eksik ödedigini, ayrıca masraf olarak verilen 4.500.000.000 Tl’nin de hesaplamaya dahil edilmediğini ileri sürerek toplam 12.177.470.000 TL’nin tahsilini istemiştir.
Davalı, davacılardan haksız herhangi bir para almadığını, hesaplaşma sonunda ibraname aldığını savunarak, ibra gereğince davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, murislerinin ölümü nedeni ile açılan tazminat davasında, kendilerini vekil olarak temsil eden davalının tahsil ettiği parayı eksik ödediği iddiası ile kendilerine eksik ödenen bedelin tahsili istemi ile eldeki davayı açmış, davalı ise ödeme sonucu ibralaştıkların dan bahis ile davanın reddini savunmuştur. Davanın temeli vekillik sözleşmesidir.(BK. 386). Vekil müvekkilin talebi üzerine yapmış olduğu işin hesabını vermeğe ve bu cihetten dolayı her ne nam ile olursa olsun almış olduğu şeyi müvekkile tediyeye mecburdur.(BK.392). Davada davacı, davalının kendisine eksik ödeme yapıldığı iddiasına dayandığına göre, davalı vekil, davacılar adına kaç lira tahsil edildiğini, davacılara ne miktar ödediğini, kendi yedinde ne kadar para kaldığını açıkca belirtmesi gerekir.Davalı her ne kadar davacılardan ibraname aldığını ve borcu olmadığını savunmuş ise de davalının dayandığı belge başlıklı ibraname ile karşı taraftan ne kadar para aldığını, davacılara ne kadar verdiğini ve kendisinde ne kadar neden para kaldığını açıkça belirtilmemiştir. Bu haliyle ibraname davalıyı hesap verme borcundan kurtarmadığı gibi davacıları da bağlamaz. Mahkemece, davalıdan aldığı paraların dökümlü olarak hesabı istenmeli , gerektiğinde dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, davacıların talep edebileceği bir alacağı yanı davalının fazla para alıp almadığı açıklamalı mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporu ile belirlenerek sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçe ile temyiz olunan kararın davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 8.4.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.