... vekili avukat ... ile ... vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında Gaziosmanpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 29.11.2006 tarih ve 18-473 sayılı hükmün Dairenin 12.7.2007 tarih ve 6242-10036 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, kendisine ait taşınmazı 3.10.2002 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile 43.000.000.000 TL bedelle davalıya satmayı vaad ettiğini, sözleşmede ise satış bedelinin 28.000.000.000 TL olarak gösterildiğini, davalının satış bedelini vadesinde ödememesi üzerine sözleşmeyi feshettiğini ileri sürerek, 3.10.2002 tarihli satış vaadi sözleşmesinin iptaline, taşınmazın tahliye ve teslimine, şimdilik 500.000.000 TL işgal tazminatının yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıya ait taşınmazın 28.000.000.000 TL bedelle kendisine satılması konusunda davacı ile anlaşmalarına rağmen, davacının sonradan 15.000.000.000 TL daha fark istediğini, satışın alacaklının temerrüdü nedeniyle gerçekleşmediğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, “sözleşmenin feshine, davalının taşınmazdan tahliyesine, diğer taleplerin reddine” ilişkin verilen ilk hüküm, tarafların temyizi üzerine Dairemizce “davacıdan satış bedelinin 43.000.000.000 TL. olduğu iddiasına yönelik yazılı delillerinin ibrazı istenilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, davalının ödeme iddiası ile ilgili delillerinin toplanması, kabule göre de karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesi gözetilerek davacı yararına vekalet ücretinin takdiri gerektiği” noktalarından bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davalının sözleşme gereğince ödeme yapmadığı, bu nedenle satış bedelinin belirlenmesi gerekli olmadığından bu konuda araştırma da yapılmadığı belirtilerek, davanın kısmen kabulüne, sözleşmenin feshine, işgal tazminatı talebinin reddine, davacının taşınmazdan tahliyesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davacı için takdir edilen 400,00 YTL vekalet ücretinin ödetilmesine karar verilmiş, hüküm, davacının temyizi üzerine Dairemizce onanmış, davacı bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer karar düzeltme itirazlarının reddi gerekir.
1-Taraflar arasında düzenleme şekilde noterde imzalanan 3.10.2002 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesinde, davalıya ait taşınmazın 28.000.000.000 TL bedel karşılığında davacıya satıldığı, satış bedelinin taksitler halinde ödeneceği, ödemelerin tamamlanmasından sonra da tapuda ferağ takririnin verileceği kararlaştırılmıştır. Davacı, satış bedelinin 43.000.000.000 TL. olarak belirlenmesine rağmen sözleşmede 28.000.000.000 TL olarak yazıldığını, kendisine hiçbir ödeme yapılmadığını belirterek sözleşmenin iptaline, davalının taşınmazdan tahliyesine, ayrıca 500.000.000 TL de işgal tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiş olup, davada harca esas değer olarak 1.000.000.000 TL göstermiş ve bu miktar üzerinden karar ve ilam harcının 1/4’ü olan peşin harcı yatırmıştır. Harçlar Kanununun 16. maddesinde, bir dava açılırken dava değeri üzerinden harcın yatırılması gerektiği belirtildiği gibi, aynı Kanunun 30. maddesinde de, dava açılırken eksik harç yatırılması durumunda, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam edilemeyeceği belirtilmiştir. O halde müddeabihin değerinin belirlenmesi, öncelikle açıklanan söz konusu bu yasa hükümleri gereğince gerekli olup, dava konusu olayda satış vaadi sözleşmesine konu olan taşınmazın satış bedelinin belirlenmesi, davadaki talepler dikkate alındığında zorunlu olmadığı düşünülse dahi, dava harç ve masrafları ile vekalet ücretlerinin tesbit ve taraflara tahmili yönünden zorunludur. Bu nedenle mahkemece öncelikle davacının feshini istediği sözleşmede öngörülen satış bedelinin, davacı iddiasında olduğu gibi 43.000.000.000 TL olup olmadığının belirlenmesi gereklidir. Davacının bu konudaki iddiasını yasal delillerle ispat etmesi durumunda 43.000.000.000 TL üzerinden, aksi halde ise sözleşmede belirtilen 28.000.000.000 TL üzerinden, az yukarda açıklanan yasa maddeleri gereğince davacının dava açarken yatırmış olduğu eksik harç miktarı tamamlatılmalı, dava sonunda taraflara yükletilecek vekalet ücreti de buna göre hesap ve takdir edilmelidir. Nitekim hükmüne uyulan Dairemize ait 13.6.2005 tarihli bozma ilamında da, “satış bedelinin belirlenmesi ve hükmedilecek vekalet ücretinin de belirlenecek bu değere göre takdir edilmesi gerektiği” açıkça belirtilmiş olmasına rağmen, mahkemece satış bedelinin belirlenmesinin gerekli olmadığından bahisle bu konuda inceleme ve araştırma yapılmadan, bozma ilamına uyulmakla
2007/15793 2008/1712
beraber gereği yerine getirilmeden yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekirken Dairemizce sehven onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davacının karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemize ait 12.7.2007 tarihli 2007/6242 E. 2007/10036 K. sayılı “onama” ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte yazılı nedenlerle davacının diğer karar düzeltme itirazlarının reddine, (2) no’lu bent gereğince davacının karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemize ait 12.7.2007 tarihli 2007/6242 E. 2007/10036 K. sayılı “onama” ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA,peşin harcın istek halinde iadesine, 11.2.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.