MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadğına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının dava dışı ... ortakları olan .... ve ... isimli şahıslara 2.400 USD borç para verdiğini karşılığında senet aldığını,bu şahısların borçlarını ödeyemediklerini,davalının anılan borcu üstlendiğini,borcun teminatı olarakta adına kayıtlı olan aracını 14.1.2002 tarihli tutanakla kendisine teslim ettiğini,daha sonra da 19.5.2004 tarihinde aracı evinin önünden alarak götürdüğünü,borcun ödenmediğini ileri sürerek 2.400 USD nin senet ödeme tarihi olan 10.9.2001 tarihindeki kur karşılığı olan 3.409.953.650 TL nın 10.9.2001 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının da teminat olarak verdiği aracı kullandığını,aracın satışına engel olduğunu,tevdi mahalli tayin edilmesini borcu ödemeye hazır olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece,davalının tanzim edilen bononun tarafı olmadığı,davacının davadan önce davalıyı temerrüde düşürdüğünü ispat edemediği,davanın açılmasından sonra borcun tevdi mahalline yatırıldığı gerekçe gösterilerek konusuz kalan dava hakkında karar ittihazına yer olmadığına karar verilmiş;hüküm,davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde
Bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dosyadaki delillerin incelenmesinden davalının mahkemece tevdi mahalli tayin edilen dava dışı ... bankasına talep edilen 2.400 USD nı 23.3.2005 gününde yatırdığı ve bu tarih itibarıyle borcundan kurtulduğu anlaşılmaktadır.Bu durumda davacı, davaya konu 2.400 USD nin dava tarihindeki TL karşılığı olan 3.432.672.000 TL nın dava tarihinden paranın tevdi mahalline yatırıldığı tarihe kadar işlemiş faizini isteyebilirse de dava değerini 3.409.953.650 TL olarak gösterdiğinden taleple bağlı kalınarak bu miktar üzerinden faize hükmedilmesi gerekir.Mahkemenin bu yönü göz ardı ederek davacının faiz talebini tümden reddetmiş olması,usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne varki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK. 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ:Yukarıda Yukarıda(1) nolu bentte belirtilen nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinden sonra gelecek şekilde“3.409.953.650 TL na dava tarihinden bu paranın tevdi mahalline yatırıldığı 23.3.2005 tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına) sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 6.5.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy