MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile yaptıkları 1.1.1985 başlangıç tarihli kira sözleşmesi uyarınca davalıya ait taşınmazda kiracı olduklarını, davalının 2000 yılına ilişkin olarak açtığı kira tesbit davasındaki ilama dayanarak 2000 ve 2001 yıllarına ait kira farkları bedelleri için icra takibi yaptığını, takibe süresinde itiraz edemediklerini, takibe konu fark kira bedellerini yasal kesintileri yaptıktan sonra icra dosyasına yatırdıklarını, ancak icra müdürlüğünce davalının talebi üzerine 26.421.551.236 Tl. bakiye borçlarının bulunduğundan bahisle muhtura gönderildiğini, şikayetlerinin İTM tarafından kısmen kabulüne karar verildiğini ileri sürerek icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tesbitini istemiştir.
Davalı, icra takip dosyası ile istenen miktarın doğru olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle davacının icra dosyasında 2000 ve 2001 yıllarına ait bakiye kira bedelleri fark nedeniyle borçlu olmadığının tesbitine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalının, kira tesbit davası sonunda verilen kararı dayanak göstererek 24.10.2003 tarihinde 2000 ve 2001 yılları kira farkları için davacı aleyhine takip yaparak 91.305.620.000 Tl. asıl alacak ve 20.569.127.171 Tl. işlemiş faizi olmak üzere toplam 111.874.747.171 TL.nı talep ettiği, davacının da istenen bedellerden yasal kesintiler yaparak 2000, 2001 ve 2002 fark kira bedelleri ile 2003 yılı kasım ayı kira bedeli olarak toplam 140.861.600.000 Tl.nı 5.11.2003 tarihinde davalının banka hesabına ödediği, ödenen bu bedelin 67.541.837.000 TL.nın talep edilen 2000 ve 2001 yılları kira farklarına ait olduğu, akabinde icra müdürlüğünün muhtırası üzerine de 26.2.2004 tarihinde 20.569.100.000 Tl.nın icra dosyasına davacı tarafça ödendiği anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının 2000 ve 2001 yıllarına ait ödemesi gereken net kira fark bedelleri ile bu miktarların icra takip tarihine kadar işlemiş olan faizleri hesaplanarak davacının ... olduğu miktarın ödemesi gereken miktardan daha çok olduğu belirtilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki davacı icra takibi yapılmasına sebep olduğu için icra harç ve masrafları ile ödemesi gereken miktar üzerinden hesaplanacak icra vekalet ücretini de ödemekle yükümlüdür. Öte yandan icra takibi 24.10.2003 tarihli olup, davacı icra takibinden sonra ödeme yaptığı için takip tarihi ile ödeme tarihi arasındaki süre için işleyecek faizi de ödemek zorundadır. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek davacının ödemekle yükümlü olduğu icra harç ve masrafları ile vekalet ücreti ve takip tarihi ile tediye tarihi arasındaki işeyen faizin miktarı hususunda bilirkişiden ek rapor alınarak ve bunlardan da davacının sorumlu oluduğu kabul edilmek suretiyle hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 5.5.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.