(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de miktar yönünden reddedilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı ile 1.1.2001 tarihli 1 yıl süreli davalı sitenin temizlik ve güvenlik hizmetinin karşılanması edimlerini içeren sözleşme imzalandığını, davalının tek taraflı olarak sözleşmeyi fesh etmesiyle, çalıştırdığı işçilerin İş Mahkemesine açtıkları davalar sonucunda davalı ile beraber mahkûm edildiklerini, kararın davalı tarafından temyiz edilmemesi sonucu kesinleştiğini, İş Mahkemesi ilamının icraya konulması sonucu talep edilen alacağın tamamını ödediğini, kesinleşen ve kesin hüküm halini alan karardaki bedelin yansından davalının sorumlu olması nedeniyle icra dosyasına ödediği 12.350,54 YTL'nin 1/2nin faizi ile tahsili için yapılan icra takibine davalının itiraz ettiğini öne sürerek davalının haksız itirazlarının iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 1.1.2001 tarihli sözleşmenin A bendinin 4. maddesi Personelin; maaş, SSK prim, yol, kıyafet giderleri ile İş Hukukunda doğan kıdem ve ihbar tazminatları, yıllık izin gibi sair tüm yasal ve özlük haklarının karşılanmasını bizzat üstlendiğini, bu konularda P. Maya'nın hiçbir yükümlülüğünün bulunmadığını.... hükmünü taşımaktadır.
Bu hüküm, muvacehesinde davacı şirket tüm yükümlülüğü üstlenmiştir. Durum böyle olunca sözleşmenin bu hükmünün davacıyı bağlayacağı, taraflar arasında iç ilişkide nazara alınacağı kuşkusuzdur. Mahkemenin hükmüne gerekçe yaptığı İş Mahkemesinde davacı dava dışı işçi olup eldeki davanın davacı ve davalısı o davanın davalılarını oluşturmuştur. Yargılama sonunda işçiye karşı kıdem tazminatından davalıların müteselsilen sorumlu tutulmaları iş hukuku mevzuatına göre mümkündür. Ancak davacı yukarıda yazılı sözleşme hükmüne göre işçiye karşı kıdem tazminatından olan sorumluluğu üzerine almış, davalı şirketin hiçbir yükümlülüğü olmadığını kabul etmiştir. Bu durumda Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken taraflar arasındaki sorumluluğa ilişkin sözleşme hükmünün yanlış değerlendirilerek salt İş Mahkemesinin kabul kararına dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 07.11.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy