MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı davalı bankadan aldığı kredi kartı borcunu ödeyemediğini, 5464 sayılı yasa kapsamında borcunun tespiti için davalıya başvurduğunu, davalının yasaya aykırı olarak %22 faiz ile 12 ay vadeli borç çıkardığını ileri sürerek, anılan yasa hükümlerine göre borç miktarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının borcunu ödemede temerrüde düştüğünü, hakkında takip başlattıklarını, 5464 sayılı yasadan yararlanmak için başvurunca yasaya uygun ödeme planı çıkardıklarını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulüne, davacının 7.337 YTL asıl borç, 1.870,94 YTL faiz, ve 93,55 YTL gider vergisi olmak üzere toplam 9.301,49 YTL borçlu olduğunun tespiti ile bu borcun 18 ay taksitle ödenmesine karar verilmiş; hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-1.3.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5464 sayılı Banka Kartları ve kredi kartları Kanununun geçici 4.maddesinde; kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle kendisine dönem sonu borcunu ödemesi için ihtar çekilmiş veya haklarında icra takibi başlatılmış, yada 31.1.2006 tarihine kadar temerrüde düşmüş olan kredi kartı borçlularının atmış gün içerisinde kredi veren kuruluşa yasada öngörüldüğü şekilde müracaat ederek, borçlarını taksitle ödemek istediklerini beyan etmeleri halinde, düzenlenecek ödeme planını imzalamaları ve ilk taksidi peşin ödemeleri şartıyla,temerrüt tarihinden son dönem borcu tamamen tahsil edilinceye kadar yıllık %18 faiz oranı üzerinden hesaplanacak borç tutarını icra takip, dava masraf ve harçları, vekalet ücretiyle birlikte on sekiz eşit taksitte ödeme hakkına sahip olacağı düzenlenmiştir.
Davacının davalı bankaya 5464 sayılı Yasanın 4.maddesi gereğince süresi içerisinde başvuruda bulunduğu ve ödeme planının dava tarihinden sonra 01.05.2006 tarihinde davacıya tebliğ edildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda son ekstredeki borç miktarı esas alınarak bu tarihten başvuru tarihine kadar %18 faiz hesabı yapılarak borç miktarı belirlenmiştir. Oysa davalı banka, davacının hesabını 24.11.2004 tarihinde kat ederek davacıya kat ihtarı göndermiştir. Bu ihtarın ne zaman tebliğ edildiği dosyadan anlaşılamamaktadır. Mahkemece bu ihtarın tebliğ tarihi araştırılmalı, ihtarda verilen süre gözetilerek davacının temerrüt tarihi belirlenmeli, bu tarihteki borca taksitlendirme süresi sonuna kadar %18 faiz hesabı yapılarak ve icra masrafları da ilave edilerek borç miktarı belirlendikten sonra 18 ay takside bağlanmalıdır. Bu durumda bilirkişi raporu yetersiz ve denetime elverişli değildir. Öyle ise mahkemece yukarıda belirtilen esaslar dahilinde yeniden bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmelidir. Bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bent gereğince davacının temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, aşağıda dökümü yazılı 1.60 TL kalan harcın davacıdan alınmasına, 17.2.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.