MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, traktör bayii olan davalılardan sıfır km traktör satın almak için anlaştıklarını, satın aldığı traktörün 51.000,00 TL'na karşılığında vereceği traktörün 33.000,00 TL'na sayıldığını, bakiye 18.000,00 TL'nın bankadan kredi kullanarak ödenmesinin kararlaştırıldığını, 18.000,00 TL bedelli bono verdiğini, ancak daha sonra yaptığı araştırmada kendisine satılan traktörün bedelinin yüksek, takasa verdiği traktörün ise bedelinin düşük olduğunu anladığını, davalı ...'ın 41.000,00 TL bedelli bonoya dayanarak takip yaptığını; böyle bir bono verdiğini hatırlamadığını ileri sürerek davalılara 1000,00 TL dışında borçlu olmadığının tesbitini, icra takibinin iptalini istemiştir.
Davalılar, davacıya satılan traktörün fiyatının 41.000,00 TL olup, davacıdan alınan traktörün ise 23.000,00 TL'na sayıldığını, aradaki fark olan 18.000,00 TL'nın davacı tarafından ödenmesinin kararlaştırıldığını traktörün karşılığında davacının 41.000,00 TL bedelli bono imzaladığını, davacının takasa verdiği taraktörün mülkiyetini devretmediğini, 34.000,00 TL olarak düzenlenen faturanın traktörün çıplak değeri için düzenlendiğini kabininde 7.000,00 TL olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 41.000,00 TL bedelli bonodaki imzanın davacıya ait olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalılar tarafından davacıya satılan traktörün 4.12.2006 tarihinde davacı adına tescil edildiği, davacının takas için verdiği traktöründe halen davacı adına kayıtlı olduğu, davacının takasa konu traktörün mülkiyetini vermemesi ve aradaki farkıda ödememesi üzerine, davalıların davacı aleyhine 41.000,00 TL bedelli bonoyu dayanak gösterip icra takibi yaptıkları ve takibe dayanak bononun davacıya satılan traktörün teminatı olmak üzere düzenlendiği taraflar arasında ihtilafsızdır. İhtilaf davacının bonodan dolayı borçlu olup olmadığı hususundadır. Davalılar davacıya satılan traktörün bedelinin 41.000,00 TL olduğunu, çıplak değeri için 34.000,00 TL bedelli fatura düzenlendiğini, davacıya satılan traktör kabinli oludğu için 7.000,00 TL'lık ayrı bir fatura düzenlendiğini ve böylece toplam 41.000,00 TL'na ulaşıldığını belirtmişlerdir. Ne var ki; dosyaya sunulan ve davalılarca düzenlenen 4.12.2006 tarihli faturada traktör "kabinli traktör" olarak gösterilip bedelide 34.000,00 TL olarak belirtilmiş, davacıda kabin için ayrı bir bedel olmadığını ve faturada düzenlenmediğini bildirmiştir. Davalılarca 7.000,00 TL için ayrı bir faturada dosyaya ibraz edilmemiştir. Davalıların düzenlediği 4.12.2006 tarihli faturada kabinli traktörün bedeli olarak 34.000,00 YTL gösterildiği için traktörün bedelinin 34.000,00 YTL olarak kararlaştırıldığının kabulü zorunludur. 41.000,00 TL bedelli bononun traktör için düzenlendiğide sabit olduğuna göre, davalılar bono nedeniyle davacıdan ancak 34.000,00 TL isteyebilirler. Bu durumda davacının 7.000,00 TL borçlu olmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece davacının 41.000,00 TL'lık bonodan dolayı 7.000,00 TL borçlu olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacının diğer temyiz itirazlarının reddine,, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 16.2.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.