MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalının otobüsteki hissesi nedeniyle payına düşen ve davlıca ödenmesi gereken 4000 YTL taksit borcunu ve ortaklığın tasfiyesi sırasında oluşan 14.964,41 YTL borcu davalı adına dava dışı şirkete kendisinin ödediğini, ancak bu parayı kendisine iade etmeyen davalının icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini istemiştir.
Davalı, davacıyla herhangi bir ortaklığının bulunmadığını, dava dışı şirketle de ortak olmadığını, davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, adına ödenen bir paranın da olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, ispatlanamayan davanın reddine, %40 kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İ.İ.K.’nun 67/2.maddesi uyarınca icra takibinde bulunan ve takibe bulunan ve takibe itiraz edilmekle de itirazın iptali davası açan davacı alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için, icra takibinin haksızlığının yanı sıra davacı alacaklının kötüniyetli olması da zorunludur. Bir başka deyişle kötüniyetli olmayan davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi olanaklı değildir. Dava konusu olay değerlendirildiğinde, davacının kötüniyetli olduğu iddia ve ispat edilemediği ve dosyaya bu hususta da bir delil sunulmadığı için davacının kötüniyetli olduğundan söz edilemez. Hal böyle olunca mahkemece davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekir. Mahkemenin değinilen bu yönü göz ardı ederek davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmetmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne varki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7.maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca mahkeme kararının hüküm bölümünün ikinci fıkrasının karardan çıkartılarak yerine aynen (koşulları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine) cümlesinin yazılmasına, hükmün bu değiştirilmiş şekliyle onanmasına, 14,00 TL peşin alınan harcın temyiz edene iadesine, 16.2.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.