MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya ait işyerini 1.4.2004 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiraladığını, kira sözleşmesinde “işyerinin belediye tarafından yıkılması durumunda bu kontrat fesh olur ve alınan kira bedeli iade edilecektir“ hükmü bulunduğunu, işyerinin belediye tarafından 17.1.2006 tarihinde yıkıldığını, 2004 ve 2005 dönemine ilişkin toplam 18.000 euro ödediğini, 3.000.00 YTL faydalı masraflar yaptığını, kira dönemi sonuna kadar çalışamamaktan kaynaklanan zarar dolayısıyla 1.000.00 YTL maddi ve 1.000.00 YTL manevi tazminat olmak üzere toplam 33.800.00 YTL’nin yıkım tarihinden faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı tarafından sadece 30.9.2005 tarihinde 4.500 euro ödendiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya ait taşınmazı 1.4.2004 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile 3 yıl süreyle kiraladığını, aralarındaki sözleşmenin özel şartlarına göre “işyerinin belediye tarafından yıkılması durumunda bu kontrat fesh olur ve alınan kira bedeli iade edilecektir“ hususu ve yine 2004 yılında başlayan birinci yıl kira bedelinin ödendiği, 1.4.2005 tarihinde başlayan ikinci dönem için de 4.500 euro bedelli, 30.7.2005 ve 30.9.2005 vade tarihli olmak üzere iki adet senet düzenlendiği, dükkanın 17.1.2006 tarihinde
2008/10442-2009/720
yıkıldığı taraflar arasında çekişmesiz olduğu gibi mahkemenin de kabulündedir. Kira sözleşmesinde yazılan dükkanın yıkılması halinde alınacak kira bedelinin iade olunacağı hükmü yeterli açıklığa sahip değildir ve yorumlanması gerekir. Mahkemenin de kararında belirttiği gibi sözleşmede oturulan döneme ilişkin kira bedelinin geri istenmesi amaçlanmamıştır. Kaldıki davacının bu yöne ilişkin talebi M.K.nun ikinci maddesine de aykırıdır. Öyle olunca davacı iki taksit halinde ödemek durumunda kaldığı kiralananda oturmadığı dönemlere ilişkin kira bedelini isteyebilir. Senetlerin aslı davacının elinde olduğuna göre ikinci döneme ait kira bedelinin de davacı tarafından ödendiğinin kabulü gerekir. Davalının 30.9.2005 vadeli 4.500 euro bedelli senedin ödenmediğine dair savunması, senet aslını ibraz edememesi ve bu iddiasını yazılı delille ispat edememesi nedeniyle yerinde değildir. Mahkemece kabul edilen ikinci dönem 4.500 euronun davalıya ödendiğinin kabulü doğrudur. Davacı, 17.1.2006 tarihinde dükkanın yıkılması sonucu çıkarıldığına göre, ikinci dönemin sonuna kadar olan süre için yani 31.3.2006 tarihine kadar oturamadığı süreye ilişkin kira bedelini isteyebilir. Mahkemece bu döneme ilişkin kira bedelinin hesaplanarak davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 28.1.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy