MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın zamanaşımı nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, tapuda 2037 nolu parselde kayıtlı taşınmazı 20.8.1976 tarihli harici sözleşme ile satın alıp bedelini ödediğini, davalının açtığı dava sonucu müdahalesinin men'i ile kal'e karar verildiğini ileri sürerek ödediği bedelin ulaştığı değerin tesbit edilerek tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, talebin zaman aşımına uğradığını bildirerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, sebepsiz zenginleşmeye ilişkin davanın BK.nun 66. maddesi gereğince 1 yıllık süre geçtiğinden zamanaşımı nedeniyle reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının tapuda 2037 nolu parselde kayıtlı taşınmazı davalıdan 20.8.1976 tarihli sözleşme ile haricen bedelini ödeyerek satınaldığı ve tapu devrinin verilmediği, açılan dava sonucu da müdahelesinin men'ine karar verildiği anlaşılmaktadır. Tapulu taşınmazların haricen satışı T.M.K. 706.,B.K. 213 ve T.K. 26. maddelerine göre geçersiz olup, geçersiz satışlarda herkes aldığını iade ile mükelleftir. Somut olayda davacı taşınmaza ödediği bedelin tahsilini talep etmiştir. Burada sözkonusu olan zamanaşımı süresi, satış bedelinin iadesi taahhüdünden kaynaklandığından Borçlar Kanunu 125. maddesine göre 10 yıldır (1936/31 esas, 1939/47 karar sayılı ve 7.6.1939 tarihli Yargıtay Tevhidi İçtihadı Kararı) Davacının zilyetliği sürdüğü sürece alacak muaccel olmadığından zamanaşımı süresi işlemeye başlamaz. Davacının zilyetliğinin aleyhine açılan müdahelinin men'i ve kal kararının kesinleşmesinden itibaren sona ereceği gözetildiğinde, bu tarihten itibaren de 10 yılık süre dolmamamıştır. Açıklanan bu yönler gözetilerek işin esasının incelenmesi ve hasıl olacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçelerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 12.2.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy