MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın reddine birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı-karşı davalı avukatınca duruşmalı davalı karşı davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı ... ve vekili avukat ... ile davalı ... ve vekili avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı kardeşinden borç para aldığını ve karşılığında üç senet verip protokol yapıldığını, borcunu ödediği halde davalının yanında olmadığını bildirerek senetleri iade etmediğini, bilahare senetlerle icra takibi yapıldığını bildirerek borçlu olmadığının tesbitini, takibin iptalini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddi ile % 40 kötüniyet tazminatının tahsiline karar verilmesini dilemiştir. Yine birleşik davası ile senetlerden zamanaşımına uğramış olana dayalı olarak yapılan ilamsız takibe itiraz nedeniyle itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkemece menfi tesbit davasının reddine ve itirazın iptali davasının kabulü ile % 40 icra inkar tazminatının davacı ve birleşen davanın davalısı Halil’den tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle 2008/10794-2009/4359
delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ve birleşen davanın davalısı Halil’in tüm, davalı birleşen davanın davacısı ...’ın sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı borçlunun dava konusu kambiyo senedine dayalı takipte dayanak senedi ödemediği dosya kapsamından anlaşıldığı gibi, mahkemece verilen 22.8.2005 tarihli ihtiyati tedbir kararı ile % 40 teminat karşılığı takibin dava sonuna kadar ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına karar verilmiş, karar uyarınca takip durdurulmuş, bilahare hüküm fıkrası ile tedbiren icra kasasına giren paranın % 15 teminat karşılığı alacaklıya ödenmemesi şeklinde değiştirilmiştir. Buna göre davanın reddi ve takibin durdurulmuş olması da gözetilerek davalı lehine takibe konu asıl alacağın % 40’ı oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde gerekçesi belirtilmeksizin kötüniyet tazminatının reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.nun 436/2 maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davacı ve birleşen davanın davalısı Halil’in tüm,davalı birleşen davanın davacısı ...’ın sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenle kararın hüküm fıkrasında menfi tesbit davasının reddinin ardından “takibe konu asıl alacağın % 40’ı oranında kötüniyet tazminatının davacı ...’den tahsiline “cümlesi eklenerek ve bu şekliyle düzeltilerek ONANMASINA, 625.00 TL duruşma avukatlık parasının davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya ödenmesine, aşağıda dökümü yazılan 1.478,00 TL kalan harcın davacı-karşı davalıdan alınmasına, 735,00 TL peşin alınan harcın davalı-karşı davacıya iadesine, 31.3.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.