MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de miktar yönünden duruşma isteminin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 11.9.2002 tarihli bireysel kredi sözleşmesi uyarınca davalı ...’in kullandığı kredinin kefili olan diğer davalı ...’ın ihtarnameye rağmen borcu ödemediğini yapılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile %40 oranında inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, borçlu ...’in borcun çok üzerinde ödeme yaptığını,...’in kefalet limitinden sorumlu olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile 5.159,65 YTL ye yönelik itirazın iptaline, 70.80 YTL nin reddine ve inkar tazminatına hükmedilmiş; karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, kredi sözleşmesi gereği ödenmeyen borcun tahsili için asıl borçlu ile kefil aleyhine eldeki davayı açmıştır. Dosyada mevcut 11.9.2002 tarihli kredi sözleşmesinde borcun ve kefaletin miktarı belirtilmemiştir. BK 484 maddesi gereğince kefaletin geçerli olabilmesi için miktarının belirlenmiş olması gerekmektedir. Kredi sözleşmesi içeriğinde kefalatin miktarı ile ilgili bir açıklama yapılmamış olduğundan kefil konumunda bulunan davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Davacı ile davalı borçlu arasındaki kredi sözleşmesi gereği davacı tarafından 10.1.2003 tarihi itibarı ile ihtarname çekildiği, bu ihtarnamede faizin %144 olduğu bildirilerek ödenmeyen 2002 yılı 10-11-12 ayları taksitleri nedeniyle borcun muaccel hale geldiğinin ve borcun tümünün 24 saat içinde ödenmesinin bildirildiği, ancak tebligatın yapılamayıp iade edildiği ve 25.2.2003 tarihinde icra takibinin yapıldığı görülmüştür. Mahkemece %144 faiz oranı üzerinden yapılan bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuştur.Kredi sözleşmesinde faiz oranının açıklanmadığı görülmektedir.Hal böyle olunca mahkemece bilirkişi aracılığı ile bankanın o tarihte bu tür kredilere uyguladığı faiz oranı ve davalının temerrüt durumu araştırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda 1. ve 2. bentte gösterilen nedenlerden dolayı temyiz edilen hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 5.2.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.