... Ltd. Şti. vekili avukat ... ile ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında ... 9. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 21.12.2006 tarih ve 362-469 sayılı hükmün Dairenin 30.10.2007 tarih ve 2007/7004-12507 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, davalının 11.4.1996 başlangıç tarihli sözleşme ile kiracısı olup, aylık kiranın 1.542.400.000 Lira olduğunu, davalının hakkında 11.7.2000 tarihinden itibaren 9 aylık kirayı ödemediği iddiası ile icra takibine geçtiğini daha sonrada 19.11.2004 tarihinde başlattığı icra takibi ile 11.7.1998 tarihinden itibaren 9 aylık kira ve işlemiş fazini istediğini, halbuki bu kiraları ödediği gibi, daha önce yaptığı icra takibinde fazla haklarını saklı tutmadığı gibi, o takipte istememekle önceki kiraların ödendiğini kabul ettiğini alacağın zamanaşımınada uğradığını bildirip, 16. icra müdürlüğünde başlatılan takip nedeniyle borçlu olmadığının tesbitiyle %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak 21.870.000.000 TL asıl alacak, 36.358.780 Lira işlemiş faiz borcu olduğunun tesbitine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiş, dairemizce davalının tüm temyiz itirazları red edilerek davacı lehine bozulmuş, bu kez davalı taraf karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Taraflar arasındaki 11.4.1996 tarihli ve 1 yıl süreli sözleşme ile, davalının çöp döküm alanını davacıya aylık 1.542.500.000 lira bedelle kiraladığı, 19.6.1997 tarihinde ... 24. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı 2001/314 Esas sayılı dava sonucu, aylık kiranın 11.4.1997 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 2.430.000.000 Lira olarak belirlendiği, kararın 17.2.2004 tarihinde kesinleştiği hususları çekişmesizdir. Davalı kiralayanın ... 13. İcra Müdürlüğünün 2000/6740 Esas sayılı dosyası ile 2008/1160-6095
11.7.2000-11.4.2001 arası ödenmeyen 1.542.500.000 TL'den 9 aylık kira alacağı ve işlemiş faizinin tahsili talebiyle yaptığı icra takibine vaki itiraz üzerine, 8. Asliye Hukuk mahkemesinin 2004/248 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptaline karar verilmiş ve davalı kiralayan bu alacağını tahsil etmiştir. Taraflar arasındaki kiranın belirlenmesine ilişkin davanın sonçulanıp kesinleşmesinden sonra davalı, ... 16. İcra Müdürlüğünün 2004/10248 (yenileme ile 2006/15335 olan) esas sayılı icra dosyası ile, 11.7.1998 tarihinden 11.4.1999 tarihine kadar aylık 2.430.000.000 Liradan 9 aylık 21.870.000.000 Lira kira alacağı ile, bunun işlemiş 61.258.300.000 Lira faizinin tahsilini istemiştir. İcra takibinin kesinleşmesi üzerine davacı kiracı borçlu olmadığı iddiası ile bu menfi tesbit davasını açmıştır.
Hukuk sistemimizde kimse haklarını korumak için dava açmak zorunda değildir. Bu tamamen hak sahibinin arzu ve iradesine bağlıdır. Ayrıca alacağın tamamının dava konusu yapılmasıda zorunlu değildir. Yani kısmi davada açılabilir. Açılan kısmi davada fazlaya dair hak saklı tutulmuş ise, daha sonra kalan kısım içinde dava açılabilir. Uzunca süre ödenmeyen kiralardan sonraki aylar için dava açılması kısmi dava niteliğinde değildir. Açılan bu davanın sonuçlanıp kesinleşmesi daha önceki aylar kiraları için, talep konusu aylar değişik olduğu için kesin hüküm teşkil etmiyeceği gibi, daha önceki aylar kirasının ödendiğinide B.K 88. maddesi anlamında göstermez. Davalı kiralayanın daha önce yaptığı icra takibi ile 11.7.2000-11.4.2001 arası kirasını istemesi ve bunu tahsil etmesi, daha önceki aylar kirasını istemesine engel teşkil etmez. Bu nedenle davalı kiralayanın 13. icra Müdürlüğünün icra dosyası ile tahsil ettiği 11.7.2000-11.4.2001 tarihleri arasındaki aylardan daha önceki aylar kiralarını ve bunların ödenmeleri gereken tarihlerden sonraki süreye ilişkin faizlerini istemekte haklıdır. Ancak 24.11.1995 tarih ve 2/2 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararına göre, kira parasının tesbitine ilişkin mahkeme kararı ile belirgin hale gelen kira farkı alacağına, ayrıca ihtara gerek kalmaksızın kira tesbit kararının kesinleştiği tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerekir. Buna göre davalı ihtilafsız olan 1.540.000.000 Lira aylık kira alacağına ödenmeleri gereken aylardan itibaren, mahkeme kararı ile belirlenen kira farkı alacağına kiranın belirlenmesine ilişkin mahkeme kararının kesinleştiği 17.2.2004 tarihinden itibaren işlemiş faiz isteyebilir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda işlemiş faizin ne şekilde hesaplandığı, yani mahkeme kararı ile belirlenen 9 aylık fark kira alacağına faiz yürütülüp yürütülmediği, yürütülmüş ise hangi tarihten itibaren faiz 2008/1160-6095
yürütüldüğü anlaşılamamaktadır. Halbuki davalının 9 aylık fark kira alacağına kiranın belirlenmesi kararının kesinleştiği 17.2.2004 tarihinden itibaren icra takip tarihine kadar faiz hesaplanmalı idi. Bu husus ek rapor alınarak veya oluşurulacak yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak açıklığa kavuşturulmadan karar verilmesi doğru değildir. Bu nedenlerle davacının temyiz itirazları red edilerek, kararın davalı lehine bozulması gerekirken, zuhulen kiralayanın sadece kesinleşmiş karara göre 9 aylık kira farkı isteyebileceği gerekçesi ile bozulduğu bu kez yapılan incelemede anlaşıldığından, davalının karar düzeltme istemi kabul edilerek, dairemizin önceki bozma kararı kaldırılarak mahkeme kararının yukarıda açıklanan şekilde bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 30.10.2007 gün ve 7004-12507 sayılı bozma kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının açıklanan yeni gerekçe ile davalı lehine BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine,
2.5.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.