MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın zamanaşımı nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile arkadaş olduklarını, davalının 2004 yılında sezonluk minibüs hattı kiralamayı düşündüğünü ve gelecek gelirden kendisine düşecek payı 2-3 ayda bir banka havalesi ile göndereceğini belirterek adi ortaklık kurmayı teklif ettiğini, arkadaşı olduğu için güvenerek iyiniyetli bir şekilde toplam 14.400 YTL gönderdiğini, davalı parayı aldıktan sonra kendisine Nisan 2004 tarihinde hattı kiraladığını, bir yıllık kira kontratı yaptığını, kontratın Nisan 2005 tarihinde sona ereceğini, kontratı göndereceğini söylediğini ancak kontratı göndermediği gibi parasını da geri ödemediğini, bu nedenle davalının sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek,14.400 YTL.nin faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davası olup BK.66 maddesi gereğince bir yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, bu sürenin dolduğunu, aralarında sezonluk minibüs hattı kiralama ilişkisi olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin belirli süreli bir ortaklık ilişkisi olup Nisan 2005 tarihinde sona ereceğinin davacı tarafın kabulünde olduğu, davacının fiil ve failden en son haberdar olduğu tarihin Nisan 2005 tarihi olduğu, davacının eldeki bu davayı 24.07.2007 tarihinde açtığı, dolayısıyla BK.66.maddesinde öngörülen bir yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra dava açıldığını belirtilerek davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı ile aralarında adi ortaklık kurulduğunu ve bu nedenle kendisine para gönderdiğini ancak davalının daha sonra ortaklıktan bahsetmediğini bildirip bu nedenle ödediği paranın tahsili talebiyle eldeki bu davayı açmıştır. Davacı iddiasını adi ortaklık ilişkisine dayandırmıştır. Davalı ise zamanaşımı def’i ile birlikte adi ortaklık ilişkisinin olmadığını savunmuştur. Davacının iddiası adi ortaklık ilişkisinin kurulduğu yönünde olduğuna göre BK.nun 126/4.maddesi gereğince dava beş yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Davanın açıldığı tarih itibariyle zamanaşımı süresi dolmamıştır. Bu nedenle işin esasına girilerek taraf delilleri toplanıp değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken taraflar arasındaki ilişkinin sebepsiz zenginleşmeden kaynaklandığı kabul edilerek yazılı gerekçelerle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 12.2.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.