MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de dava miktar yönünden duruşmaya tabi olmadığından bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya olan bonoya bağlı borcunu ödediğini, karşılığında 1.2.2007 tarihli belge aldığını, davalının bononun yanında olmadığını beyan ederek sonra vereceğini söylediğini, iade etmeyip takibe koyduğunu ileri sürerek borçsuzluğun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya konu edilen bononun 8.000,00 YTL meblağlı ve 31.1.2007 vade tarihli olduğunu, hiç kimsenin 8.00,00 YTL borcuna karşılık 1.2.2007 tarihinde 10.000 YTL ödemeyeceğini, davacının kendisine başka borçlarının da bulunduğunu ve aralarında adi ortaklık ilişkisi olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının savunmasının gerekçeli inkar niteliğinde olduğu ve ispat külfetinin davacı üzerinde bulunduğu gerekçe gösterilerek ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 31.1.2007 keşide tarihli ve 8.000,00 YTL meblağlı bono borcunu ödeyip, 1.2.2007 tarihli belgeyi aldığını ileri sürerek borçsuzluğun tespitine karar verilmesini istemiş; davalı ise davacının kendisine başka borçlarının da bulundğunu ve aralarında adi ortaklık ilişkisi olduğunu savunmuştur. Davalının bu savunması mürekkep (karmaşık) ikrar niteliğindedir. Mürekkep ikrarın bölüneceği doktrinde ve kökleşmiş Yargıtay İçtihatlarında kabul edilmiştir. Davalı, davacı ile aralarında adi ortaklık ilişkisi bulunduğunu ve davacının kendisine başka borçlarınında olduğuna ilişkin savunmasını ispat etmesi gerekir. Mahkemece, bu yön gözardı edilerek ikrarın mevsut (gerekçeli inkar) olduğundan bahisle ispat yükünün davacıya yükletilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 17.2.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.