MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan 24.2.2004 tarihli sözleşme ile haricen bir daire satın aldığını,sözleşme tarihinde hazine adına kayıtlı olan taşınmazın 10.8.2004 tarihinde davalı adına tapuda tahsisi yapılmasına rağmen devrini vermediğini ileri sürerek uğradığı zararın tahsiline karar verilmesini istemiş;12.3.2008 tarihinde verdiği ıslah dilekçesiyle de 21.000 YTL nın ödetilmesini istemiştir.
Davalı,haricen düzenlenen sözleşmenin geçersiz olduğunu,davacıdan aldığı 15.000 YTL satış bedeline karşılık teminat senedi verdiğini,senedin İade edilmesi halinde aldığı parayı ödemeye hazır olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, her iki tarafın da bir kısım edimlerini yerine getirmediği bu durumda davacının ödediği parayı isteyebileceği gerekçe gösterilerek 15.000 YTL nın tahsiline karar verilmiş,;hüküm,her iki tarfça temyiz edilmiştir.
1)Dosyadaki yazılara,kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2)Davacı, davalının haricen sattığı taşınmazın tapusunun kendisine verilmemesi nedeniyle uğradığı zararın tahsili için eldeki davayı açmıştır.Davacının dava konusu taşınmazı davalıdan harici senetle 24.2.2004 tarihinde aldığı ,satış bedelini ödediği , ödediği paraya karşılık 15.000 YTL meblağlı teminat senedi aldığı toplanan delillerden anlaşılmaktadır.
Tapulu taşınmazın harici satışı(MK.706, BK 213, Tapu Kanunu 26 md.)uyarınca geçersizdir.Davacı ancak 24.2.2004 tarihinde davalıya ... olduğu 1 500 YTL nin dava tarihinde ulaştığı alım gücünü isteyebilir. Dosya içerisindeki 16.11.2007 tarihli bilirkişi raporuna göre ödenen 15.000 YTL denkleştirici adalet ilkelerine göre dava tarihi itibarıyle 20.045.25 YTL ye ulaşmış olup,davalının rapordaki hesaplama tarzına ve bulunan miktara her hangi bir itirazı yoktur.Hal böyle olunca mahkemece bilirkişinin belirlediği miktara hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3)Davalı davacıdan aldığı satış bedeline karşılık kendisine 15.000 YTL meblağlı teminat senedi verdiğini savunmuş olup,bu yön davacının da kabulündedir.Davacıya ödenen paranın tahsiline karar verildiğine göre elde kalan teminat senedinin de iadesine karar verilmesi gerekir.Bu yönün gözetilmemiş olması,usul ve yasaya aykırı olup,bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda birinci açıklanan nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine,temyiz olunan kararın ikinci bentte açıklanan nedenle davacı yararına,üçüncü bentte açıklanan nedenle de davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 203,00 TL temyiz harcının istek halinde hem davacıya hemde davalıya iadesine, 17.2.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy