MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya 6 adet banka havalesi ile borç para verdiğini, toplam 58.500 YTL olan borcunu ödemesi için davalıya ihtar çekmesine rağmen ödemediğini ileri sürerek, 58.500 YTL nın temerrüt tarihinden faizi ile davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıdan borç para almadığını, davacının dayandığı havale makbuzlarından üç adet ve toplam 13.500 YTL bedelli havaleler ile davacının otelde konaklama borcunu ödediğini, diğer üç havalenin ise; davacının bulundukları yerdeki bankalarda adına hesabı olmaması nedeniyle ...’daki bankayı arayarak kendi hesabından aktardığı paralara ilişkin olup çekilen bu paraların davacıya iade edildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının savunmasının vasıflı ikrar olduğu, buna göre ispat külfetinin davalıda bulunduğu ve davalının savunmasını ispat edemediği gerekçesi ile davanın kabulüne, 58.500 YTL nın 30.05.2006 tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınmasına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava karz akdine dayalı alacak isteminden ibarettir. Davacı muhtelif tarihlerde altı adet banka havalesi ile davalıya borç para verdiğini ileri sürmüş, davalı 17.8.2005, 26.9.2005 ve 28.9.2005 tarihli toplam 13.500 YTL bedelli havaleler ile davacının borcunu ödediğini savunmuştur.
2008/12466-2009/3876
İlke olarak, şayet havale makbuzu üzerinde bir açıklama bulunmadığı takdirde havalenin mevcut bir borca karşılık yapıldığı kabul edilir. Davacının dayandığı havale makbuzunda borç olarak gönderildiği hususunda bir açıklama yoktur. Davacı iddiasını yasal delillerle kanıtlamalıdır. Davacı bu konuda yazılı belge ibraz edemediğine ve dava dilekçesinde “sair tüm deliller” demek suretiyle yemin deliline dayandığına göre, davacıya, bu üç havale için borç olduğu konusunda davalıya yemin teklif etme hakkı bulunduğu hatırlatılarak sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken ispat külfeti ters çevrilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 24.3.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.