MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki aktin feshi ve tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı müteahhitin inşa ettiği binadan bir dairesini noter satış vaadi sözleşmesiyle 1996 yılında kendisine kaba inşaat halinde sattığını, eksiklikleri giderip daireye yerleştiğini, davalının inşaatı imar planına aykırı yapması nedeniyle dava dışı belediyece 7.7.2005 tarihinde yıkım kararı verildiğini, davalının devir işlemlerini gerçekleştiremediğini, ödediği paranın her yıl itibariyle gerçekleşen enflasyon mevduat ve devlet tahvillerine verilen en yüksek ticari faiz oranı nazara alınarak munzam zararıyla birlikte şimdilik 80 00 YTL olarak tahsilini, taşınmazın raiç değerinin de talep edilen miktardan az olmadığını, ayrıca yaptığı imalatın da bilirkişi aracılığı ile tespiti ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının 15.4.2007 gününden bu yana dairede oturduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının kaba inşaat halinde aldığı binaya 15.000 YTL masraf yaptığı, keşif tarihi itibariyle değerinin 60.000 YTL olduğu kabul edilmek suretiyle 50.000 YTL nın tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle dava tarihi 4.8.2005 olmasına rağmen, mahkeme kararında 10.8.2005 olarak gösterilmesinin maddi hataya dayalı olup her zaman mahkemesince düzeltilebileceğine ve mahkemece kabul edilen davacının yaptığı15.000 YTL masraf bedelinin davalı yanca
2008/12551-2009/3852
temyiz sebebi yapılmamış olmasına göre tarafların diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, her ne kadar dava dilekçesinde diğer talepleri yanında ödediği paranın alım gücünün ulaştığı değerini istemiş ise de daha sonradan yargılama aşamasında sözleşmeye konu dairenin raiç değerini istemiş olup, davalı da davacının iddianın genişletilmesine karşı çıkmamıştır. Taraflar arasında daire satışına ilişkin olarak 13.12.1996 tarihli noter sözleşmesi resmi şekilde yapılmış olup, geçerlidir. Davacı bu sözleşmeye dayanarak davaya konu dairenin davacının satın aldığı kaba inşaat halindeki durumu itibariyle dava tarihindeki raiç değerini ister. Belediye Encümenince davaya konu dairenin de içinde bulunduğu binanın yıkımına karar verilmiş olması, geçerli sözleşmeyi geçersiz hale getirmez. Hal böyle olunca mahallinde keşif yapılmak suretiyle dairenin dava tarihindeki kaba inşaat şeklindeki hali ile serbest piyasa fiyatlarına göre raiç değeri belirlenmeli, belirlenen bedele hükmedilmelidir. Bu yönlerin göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1. Bentte açıklanan nedenle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, temyiz olunan kararın 2. bentte açıklanan nedenle taraflar yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 24.3.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi