(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatmca duruşmalı, davalılar Nuh ve Nafiz tarafından duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı İlkay gelmiş, davalılar tarafından gelen olmadığından yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı, avukat olduğunu ve davalılar vekili olarak davalılar aleyhine açılan davayı takip ederek reddini sağladığı, dava değeri olan 116.00. TLnin %20si oranındaki 23.20. TL. ücretinin ödenmediğini, takibe de itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini istemiştir.
Davalılar, davacı avukatın davayı layıkıyla takip etmediğini ve bu nedenle haklı olarak azledildiğini savunarak davanın reddini dilemişleridir.
Mahkemece, aldığı işi sonuçlandırmayan davacının ücretin tahsili için icra takibi yapmakla haklı olarak azledildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı dava dilekçesinde üst kısımda davanın değeri olarak 6.200,00. TL. göstermiş ise de sonuç kısmında herhangi bir rakam belirtilmeden itirazın iptalini istemiş olup, davalılarda itirazın iptali davasının kısmen açılamayacağını savunmuşlardır. Davacı 26.09.2006 tarihli dilekçe ile icra takibi çıkış miktarı olan 24.213,06. TL. üzerinden eksik harcın yatırılmasına karar verilmesini istemiş ve eksik harcı ikmal etmiştir. Bu itibarla davanın konusunun icra takibinin tamamına yapılan itirazın iptali olduğunun kabulü gereklidir. Hal böyle olunca ve davada tümüyle reddedildiğine göre 24.213,00. TL. üzerinden davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Mahkemenin değinilen bu yönü göz ardı edilerek davalılar yararına eksik vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bent uyarınca mahkeme kararının hüküm bölümünün dördüncü bendinde yer alan 744,00 rakamlarının karardan çıkartılarak yerine aynen 2.721,30. TL rakamlarının yazılmasına, hükmün bu değiştirilmiş ve düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılan 61,60. TL. kalan harcın davacıdan alınmasına, peşin alınan harcın davalılara iadesine, 27.04.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy