MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, 23.11.2006 tarihli harici sözleşme ile davalı şirketten daire satın aldıklarını, daire bedeli ve dairenin içine aldıkları eşyaları nedeniyle toplam 53.618 Euro ödediklerini, ancak daha sonra satıştan caydıklarını, paranın ödenmediği gibi takibe de itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkâr tazminatının tahsilini istemişlerdir.
Davalı, davacıların 45.000 Euro ödediklerini ve daireyi teslim alarak kullanmaya başladıklarını, sözleşmeden cayma koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacıların 13.11.2004 tarihinde taşınmazı kullanmaya başladıkları, tapu kaydını almaya yanaşmadıkları cayma hakkının zamanında kullanılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2008/13377-2009/6440
2-Davacıların, 23.11.2004 tarihli haricen düzenlenen sözleşme ile tapuya kayıtlı taşınmazı davalıdan satın aldıkları ve 45.000 Euro ödedikleri hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Öte yandan davaya konu dairenin 11.1.2008 tarihinde dava dışı şahsa satılarak tapuda devir edildiği de uyuşmazlık konusu değildir. Davalı adına tapuda kayıtlı olan taşınmazın satışı resmi şekilde yapılmadığı için geçersizdir. Bir an aksi düşünülse bile, dava konusu daire, tapuda dava dışı şahsa satıldığı için akdin ifası imkânsız hale gelmiş olup, tarafların bu sözleşme ile bağlı oldukları kabul edilemez. İfası imkânsız hale gelen sözleşmenin geçerli olup olmadığı da araştırılmaksızın ve bu husus önem arzetmeksizin davacıların sözleşmeden cayma haklarının bulunduğu ve bu nedenle dairenin alımı için davalı şirkete ödedikleri satış bedelini isteyebileceklerinin kabulü gerekir. Mahkemece, değinilen bu yön göz ardı edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacıların diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan kararın davacılar yararına BOZULMASINA, 46,00 TL Kalan harcın temyiz edenden alınmasına, 12.5.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy