MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı idareye çadır kent ve prefabrik yapılar için dolgu ve mıcır malzemesi sattığını, satış bedeli karşılığı düzenlediği beş adet fatura bedelinin ödenmediğini, bu nedenle başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali ile %40 inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı adına cevap veren hazine vekili, alacağın zamanaşımına uğradığını, fatura asıllarının ibraz edilerek malzemeleri teslim ettiğini davacının ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu benimsenerek davanın kısmen kabulüne, icra takibinin 21.631,76 YTL asıl alacak ve 10.683,21 YTL işlemiş faiz ve asıl alacağa avans faizi uygulanarak devamına, asıl alacak üzerinden %40 icra inkar tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı davalı hakkında başlattığı icra takibi ile 21.814,76 YTL asıl alacak miktarı ile 10.907,47 YTL işlemiş faiz alacağı toplamının tahsilini talep etmiş, mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak işlemiş faiz miktarı fatura tarihinden ve sözleşmede belirtilen 15 günlük süre esas alınarak 10.683,21 YTL bulunarak bu miktar üzerinden takibin devamına karar verilmiştir. Faiz başlangıcına dayanak olarak sözleşmenin 4. maddesindeki ödemeler 15 gün içinde
2008/13422-2009/4327
yapılacaktır maddesidir.Bahsedilen bu madde kesin bir ödeme tarihi içermeyip temerrüt ile ilgili değil alacağın muaceliyeti ile ilgili düzenlemedir. BK.nun 101.maddesi hükmü uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Dava konusu olayda davacının davalıyı temerrüde düşüren ihtarı söz konusu olmadığı halde davalı hakkında işlemiş faiz alacağının da tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip hükmün düzeltilerek onanması HMUK’un 438/7.maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının reddine,2.bentte açıklanan nedenle hüküm fıkrasının birinci paragrafında yer alan “10.683,21 YTL işlemiş faiz alacağına” sözlerinin hükümden tamamen çıkarılmasına, bu paragrafın sonuna “ davacının işlemiş faiz talebinin reddine” cümlesi yazılarak düzeltilmesine kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 31.3.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.