MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar ... ... Mad. Kim. A.Ş avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacılar, davalı ... A.Ş dışında kalan davalıların avukatı olduklarını, müvekkillerinin murisinin geçirdiği ... kazasında vefatı nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası açmak için 30.11.2001 tarihli avukatlık ücret sözleşmesi yapıldığını 30.000 YTL maktu ücret kararlaştırıldığını, davanın lehlerine sonuçlanıp alacağın takibe konulduğu ve takibin devam ettiği süreçte davalıların, diğer davalı işveren şirket ile anlaştıklarını ve 12.4.2005 tarihinde azledildiklerini bildirerek 30.000 YTL ücret alacaklarının tahsili için başlattıkları icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalılardan ... A.Ş kendilerine husumet düşmeyeceğini, 3.822 YTL'yi davacılara haricen ödendiğini savunmuş, diğer davalılar sözleşmenin geçersiz olduğunu, okur-yazar olmadıklarını, sözleşmenin içeriğini bilmeden imzaladıklarını, şahitler huzurunda imzalamadığını, davacıların tahsil ettikleri 3.822 YTL nin kendilerine bildirilmediğini, kötüniyetli davrandığından azlettiklerini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davalı ... hakkındaki davanın atiye bırakılmış olması nedeniyle hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı ... A.Ş şirket ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2008/13423-2009/4085
2-Davacıların, davalı şirket dışındaki davalıların murisinin ... kazası sonucu vefatı nedeniyle tazminat davası açması için vekil tayin edilip, aralarında 30.11.2001 tarihli avukatlık ücret sözleşmesi düzenlendiği, sözleşmede davanın kazanılması halinde 30.000 YTL vekalet ücreti, kaybı halinde 5000 YTL vekalet ücretinin kararlaştırıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacıların açtıkları maddi ve manevi tazminat davası sonucunda 19.12.2003 tarihli kararla 26.473 YTL maddi, 1000 YTL manevi tazminatın tahsiline karar verilip, temyiz incelemesi sonucu 21.Hukuk Dairesinin 23.3.2004 tarihli düzelterek onama ilamı ile manevi tazminat 18.000 YTL ye yükseltilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen 30.11.2001 tarihli avukatlık ücret sözleşmesinde ücret davanın kazanılması halinde 30.000 YTL olarak kararlaştırılmıştır. Avukatlık Kanununun 163. ve 164.maddesi hükmü uyarınca kanunda belirtilen sınırlar çerçevesinde avukatlık ücreti avukatla ... sahibi arasında serbestçe kararlaştırılabilirsede, bu ücretin belli bir miktarı kapsaması gerekir. Somut olayda da ücret maktu olarak kararlaştırılmış olmakla sözleşme kural olarak geçerlidir. Ancak ücrete ilişkin kararlaştırma ücret sözleşmesinin yapıldığı tarihte BK.’nun 19.maddesine aykırı düşmemelidir. Sözleşmenin yapıldığı tarihte tarafların amaçladıkları çıkarların dengede olduğu kabul edilmelidir. Sözleşme ile bir taraf için sağlanan hak ve menfaate denk düşmeyen, fahiş hak ve menfaatin karşı tarafa sağlanmış olması, M.K'nun 2. maddesinde ifadesini bulan iyiniyet kurallarına, hak ve nefasete, ahlak kurallarına aykırı düşer. Buna göre değerlendirme yapıldığında, mahkemece hükmedilen tazminat toplamı 54.169 YTL olup, sözleşme ile kararlaştırılan ücreti vekalet ise 30.000 YTL olup, vekil edene sağlanan menfaatin % 50’sini aşmaktadır. Davalı da sözleşmenin iradesi dışında doldurulduğunu,bu miktar ücret kararlaştırma iradesinin olmadığını, istenen miktarın fahiş olduğunu, okur-yazar olmadığını savunarak sözleşmenin geçersiz olduğunu bildirmiştir. Gerçektende taraflara sağlanan hak ve menfaatler gözetildiğinde avukatlık ücret sözleşmesinde kararlaştırılan 30.000 YTL bedelin BK.nun 19.maddesi ve MK.nun 2.maddesi hükmüne aykırı ve fahiş olduğunun kabulü gerekir.Buna göre sözleşmenin ücrete ilişkin kısmı geçersiz sayılmalıdır. Ücret ile ilgili kararlaştırmanın geçersiz sayıldığı bu hallerde mevcut yasal düzenlemelere göre ücretin belirlenmesi gerekir. Avukatlık ücret sözleşmesinin yapıldığı tarih olan 30.11.2001 tarihinde yürürlükte olan 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 4667 Sayılı Kanunla değişik 164/4.maddesine göre müddeabihin %5’ i ile % 15‘i arasında avukatlık ücreti kararlaştırılmalıdır. Davacıların azledilmesini haklı kılacak bir delil ve belge dosyaya sunulamadığına göre, azilin haksız olarak yapıldığının kabulü gerekir. Haksız azil nedeniyle davacı avukatların ücreti vekaletin tamamını talep hakları vardır. Buna göre avukatların emek ve mesaisine göre mahkemece dava değerinin % 5-15 oranı arasında takdir edilecek bir orana tekabül eden avukatlık 2008/13423-2009/4085
ücretinin tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Davacı avukatların davalı işveren şirketten 31.3.2004 tarihli belge ile 3.822 YTL tahsil ettikleri dosyaya sunulan belgeden anlaşıldığı gibi, taraflarında kabulündedir. Buna göre tahsil edilen miktar davalılara teslim edilmediğine göre davacılar tarafından takibe konu avukatlık ücreti alacağından mahsubu gerekirken, mahsup yapılmaksızın karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
4-Davacılar davalılardan ... ve arkadaşlarının murislerinin geçirdiği ... kazası sonucu vefatı sonucu tazminat davası açmak için vekaletname aldığını ve avukatlık ücret sözleşmesi düzenlendiğini, davanın kazanılarak takibe konulduğunu ancak davalı şirketten tahsilat sağlanamadığını, şirketin iflasının istendiğini, iflas kararının temyiz incelemesi sonucu bozulduğunu, bu safhada davalıların davalı işveren şirket ile anlaştıklarını ve 12.4.2005 tarihinde azledildiğini bildirerek davalı işveren şirketin de Avukatlık Kanununun 165.maddesi hükmü uyarınca sorumlu olduğunu bildirerek davalı şirketten de avukatlık ücretinin müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Mahkemece 30.000 YTL nin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş ise de, davalı Metin Yılmaz mirasçılarının davalı işveren şirket ile anlaşarak icra takibini sonuçsuz bıraktıklarına ilişkin herhangi bir delil ve belge sunulmamış ve davacılar bu iddialarını kanıtlıyamamışlardır. Öyle olunca mahkemece davalı işveren şirket hakkında ki davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde müteselsilen tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3.bentte açıklanan nedenle kararın Metin Yılmaz mirasçıları yararına, 4.bentte açıklanan nedenle kararın davalı işveren şirket yararına BOZULMASINA, 405.00 peşin alınan harcın istek halinde ... A.Ş'ye iadesine, 14.00 TL peşin alınan harcın ...'a iadesine, 26.3.2009 gününde oybirliğiyle karar veril