MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... gelmiş, davalılar tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılardan ... ile aralarında düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yapıldığını, davalının 2012 parselde kayıtlı taşınmazındaki sahip olduğu 3/12 hissesinin tamamını, 50.000 YTL peşin ödeyerek satın aldığını, davalının tapudaki hissesine 17.7.2000 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin şerh edildiğini, diğer davalı ... tarafından davalı ...’dan aldığı vekaletname ile 30.09.2005 tarihinde Tapu kanunun 26.maddesi gerekçe gösterilerek 5 yıllık sürenin dolduğu gerekçesi ile şerhi sildirdiğini,şerhin silinmesine müteakip davalı Arslan ve taşınmazın diğer malikleri taşınmazın tamamını 3.10.2005 tarihinde dava dışı 3.kişiye sattıklarını,davalı ...‘ın taşınmazın devrini verme ediminin imkansız hale geldiğini ileri sürerek, 17.7.2000 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile peşin ödenen taşınmaz bedelinin sözleşme tarihinden itibaren ulaştığı değer olan 97.275,YTL nin 3.kişiye satıldığı tarih olan 3.10.2005 tarihinden faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle
2008/13737-2009/6468
yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre Davalılardan ...‘in diğer davalı Arslan Uluşahin vekili olarak hareket ettiği anlaşıldığından davacının bu davalıya yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, dava konusu taşınmazı noterde yapılan düzenleme şeklindeki gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile 17.7.2000 tarihinde davalılardan Arslan Uluşahinden satın almıştır. Davacı ile davalı arasında yapılan 17.7.2000 tarihli düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi, taraflarını bağlayan hukuken geçerli bir sözleşmedir.Taraflar lehine hak ve yükümlülükler doğurur. Ne var ki davalı sözleşmeye konu taşınmazı 3.10.2005 tarihinde 3.kişiye satmıştır. Bu tarih itibariyle akdin ifası davalı yönünden imkansız hale gelmiştir. Davacı taşınmazın 3.kişiye devir tarihi itibariyle rayiç bedelini isteyebilir.Dosya içeriğine göre davalıların davacıya banka havalesi ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinde alınan bedel olarak gönderdiği 80.000 YTL bedeli davacı almış ise de bunun davacı tarafından ihtirazi kayıtla alındığı anlaşılmaktadır.Hal böyle olunca mahkemece taşınmazla ilgili keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak taşınmazın 3.kişiye devir tarihindeki rayiç bedeli belirlenerek, davacıya davalılarca ödenen bedel de mahsup edilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacının davalı ...'e yönelik temyiz itirazlarının, 625.00 TL duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 13.5.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.