MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı ... Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliği avukatınca duruşmalı davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... gelmiş, davacı adına gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ... Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliği (Sesob)'nin kendisine ait 334 adet dükkanı satması için 11.7.2003 tarihli sözleşme ile diğer davalıların murisi ...'ı yetkilendirdiğini, bu hususun yerel basın vasıtasıylada duyurulduğunu, kendisininde birliğe ait 139,190 ve 191 kapı numaralı dükkanı satın almak için ...'le görüşüp 90.000 YTL'nı ...'e ödediğini, ancak davalı Birliğin dükkanların tamamını dava dışı şahsa sattığını, parasının iade edilmediğini ileri sürerek, 30.000 YTL'nin davalılardan tahsilini istemiştir.
... mirasçıları olan davalılar mirası reddettiklerini, davaya katılmayacaklarını savunmuşlar, diğer davalı Birlik ise, davacı ile ... arasında yapıldığı iddia edilen sözleşmenin geçersiz olduğunu, kendilerinin para almadığını, ...'in sadece aracılık yaptığını, kurum kayıtlarınada para intikal etmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalı Birliğin satış için diğer davalıların murisi ...'ı yetkili kıldığı, ...'in aldığı yetki ile alıcılarla sözleşme yaparak para tahsil ettiği davacıya karşı her ikisininde sorumlu olduğu ancak ... mirasçılarının mirası reddettikleri gerekçesiyle ... mirasçıları hakkındaki davanın mirasın reddi nedeniyle reddine, 90.000 YTL'nın davalı Birlikten tahsiline karar verilmiş; hüküm davacı ve davalı birlik tarafından temyiz edilmiştir.
2008/13820-2009/6444
1-Davalı Birlik ile ... arasında düzenlenen 11.7.2003 tarihli adi yazılı satış vaadi sözleşmesi ile Birliğe ait 334 adet işyerinin bedeli olan yedi trilyon liranın ... tarafından Birliğe ödeneceği kararlaştırılmış olup, 6. maddesinde ise "...'in her ne kadar alıcı olarak görünsede ve sözleşmenin satış vaadi sözleşmesi olsada, aynı zamanda komisyon anlaşmasını içermekte olduğu, ...'in sözleşme konusu dükkanların 3. şahıslara satışına ... komisyoncusu olarak aracılık ettiği hükme bağlanmıştır. Davacı 30.000 YTL'nı 31.12.2007 tarihinde ...'a ödediğine dair ... tarafından imzalandığını iddia ettiği teslim ve tesellüm makbuzu sunmuş ise de, bu paranın davalı Birlik kasasına veya kayıtlarına girdiğini ispat edememiştir. Mahkememinin gerekçesine esas aldığı, Birliğin 17.2.2005 tarihli yönetim kurulu kararı ile, davalı Birlikçe Emniyet Müdürlüğüne yazılan 13.1.2005 tarihli yazı, ...'ın davalı Birliğin yetkili temsilcisi veya vekili olduğunu gösterir nitelikte değildir. Mahkemece ...'ın davalı Birliğin yetkili temsilcisi veya vekili olduğu ve davacı tarafından ...'e ödendiği iddia edilen bedelin Birlik kayıtlarına intikal ettiğinin ispatlanamadığı gözetilerek Birlik hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Yukarıda açıklanan bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı birlik yararına bozulmasına, (2) numaralı bent uyarınca davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 625.00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde her iki tarafa iadesine, 12.5.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.