MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, noterde düzenlenen 29.6.1994 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile, davalının ... ilçesi ... parseldeki hissesini 250.000.000 TL bedelle satın aldığını, taşınmazın tapu devrinin 1.7.1995 tarihine kadar devredilmesi gerekirken devredilmediğini, göndermiş olduğu 22.3.2001 tarihli ihtardan da sonuç alamadığını ileri sürerek, satış vaadi sözleşmesinin feshine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, davalıya ödediği 250.000.000 TL ile uğramış olduğu munzam zarar karşılığı 11.000.000.000 TL’nin yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın zamanaşımına uğradığını, sözleşmenin geçerli olup, taşınmazın da halen davacı elinde olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, “sözleşmenin feshi ile 11.250.000.000 TL.nin 13.4.2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline” ilişkin verilen ilk hüküm, davalının temyizi üzerine Dairemizce sair temyiz itirazları reddedilerek, “davacının gönderdiği 22.3.2001 tarihli ihtarda belirtilen süre sonunda edimin ifasının imkansız hale geldiği, davacının bu tarih itibariyle taşınmaz hissesinin ikame değerini isteyebileceği, öte yandan davacının, halen zilyetliğinde bulunan taşınmazı davalıya iade etmeye hazır olduğunu bildirmeden dava açamayacağı, bu nedenle davacıdan, 2008/1428-7499
taşınmazı davalıya iadeye hazır olup olmadığı da sorularak, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği” belirtilerek bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda bu kez, “satış vaadi sözleşmesinin feshine, ifanın imkansız hale geldiği 5.4.2001 tarihi itibariyle taşınmazın ikame değerinin, davalının hissesine isabet eden miktarı olan 615,25 YTL’nin 13.4.2001 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla talebin reddine” karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dava konusu taşınmazın, ifanın imkansız hale geldiği 5.4.2001 tarihi itibariyle ikame değeri 92.287,60 YTL olup, davalının taşınmazdaki 8/120 hissesine isabet eden miktar da 6.152,50 YTL olduğundan mahkemece bu miktarın davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, hesap hatası sonucunda yazılı şekilde 615,25 YTL’nin tahsiline karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddine, (2) no’lu bent gereğince temyiz edilen kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 23.40 YTL. kalan harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 2.6.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
...
Full & Egal Universal Law Academy