MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı davalılar avukatınca duruşmasızolarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı ... ile davalılar vekili avukat ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıların murisi ...’nin verdiği vekaletnameye dayanarak, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2002/33 E. sayılı davayı açıp takip ettiğini, davanın sonuçlanma aşamasında iken davalıların murisinin öldüğünü, ihtar göndermesine rağmen, davalıların kendisine vekaletname vermediklerini, bu durum azil anlamına geldiğinden vekalet ücretinin muaccel olduğunu ileri sürerek, yapılan sözlü anlaşma gereğince dava miktarının %10’u üzerinden ödenmesi gereken 19.185.000.000 TL vekalet ücretinin 17.7.2004 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş, birleştirilen 2004/731 E. sayılı davada da, davalıların murisi adına takip edilen diğer davalar nedeniyle 20.040 YTL vekalet ücreti üzerinden başlatmış olduğu icra takibine yapılan itirazın iptalini, %40 inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.
Davalılar, davacının, kendilerinden ... hakkında bir trilyonun üzerinde icra takibi yapması, boş olarak imzalatılan avukatlık ücret sözleşmelerinin sonradan 2008/14652-2009/7519
iradeleri dışında doldurulması ve bunun gibi güven duygularını zedeleyen diğer başka nedenlerle murisin ölümünden sonra davacıya vekaletname vermediklerini, davalılardan ...’nin, daha önce vermiş olduğu vekaletten davacıyı azletmesinin de haklı olduğunu savunarak, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, 6.364,28 YTL vekalet ücreti alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, fazla talebin reddine, birleştirilen davanın da kısmen kabulüne, 1.152,67 YTL üzerinden takibe yapılan itirazın iptaline, inkar tazminatı talebinin ise reddine karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacının, davalıların murisinin vermiş olduğu vekaletname ile, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2002/33 E. sayılı davayı ve birleştirilen davaya konu olan diğer davaları açarak takip ettiği, murisin ölümünden sonra ise mirasçıları olan davalılar tarafından vekaletname verilmediği, davalılardan ...’nin, daha önce vermiş olduğu vekalet nedeniyle davacıyı 9.8.2004 tarihinde azlettiği, davacının vekalet ücretlerinin tahsili istemiyle eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. Tüm dosya kapsamından, davacının, davalılardan ... karşı henüz muaccel olmadan bir trilyonun üzerindeki vekalet ücretinin tahsili istemiyle takipler başlattığı, muris adına açılıp sonuçlanan ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/547 E. sayılı ilamı gereğince, murisin ölümünden aylar sonra mirasçıları adına değil, muris adına takip başlattığı, ölü kişi adına başlatılan bu takibin Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından iptal ettirildiği, daha önceden ahzu kabz yetkisinin kaldırılmış olmasına rağmen, davalıların talimatları dışında, ilamın alındığı yerden başka yerlerde ilama bağlı icra takipleri yapıldığı hususları da sabit olup, vekalet sözleşmeleri, karşılıklı güvene dayalı sözleşmeler olduğundan, tüm bu nedenlerle davalıların, davacı avukata olan güvenlerinin sarsılmış olması nedeniyle, davacının vekaletten azlinin haklı olduğunun kabulü gerekir. Öte yandan taraflar arasında bu davaya konu olan sözleşmelerden başka, diğer sözleşme ve davaların da bulunduğu, davacı avukatın davalı tarafından azledilmesi nedeniyle davacının takip ettiği diğer dava ve takiplerle ilgili olarak vekalet ücreti alacağının tahsili için daha önce ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açmış olduğu 2005/405 E. 2005/572 K. sayılı davada, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilmiş olan kararın, Dairemizce, 2007/6291 E. 2007/7903 K. sayılı ilamla, “9.8.2004 tarihli azlin haklı olduğu, haklı azil nedeniyle de davacının herhangi bir ücret talep edemeyeceği” gerekçesiyle bozulduğu, bozma üzerine yapılan yargılama sonunda davanın 2008/14652-2009/7519
“haklı azil“ nedeniyle reddedildiği, davacının temyizi üzerine Dairemizce 2008/8072 E. 2008/14998 K. sayılı ilamla onandığı, yine 23.2.2009 tarihli 2009/1245 E. 2009/2206 K. sayılı ilamla, tashihi karar talebinin de reddedilmek suretiyle kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davacı avukatın, davalılardan ... tarafından 9.8.2004 tarihli ihtarla haklı olarak azledildiği, bu şekilde kesinleşmiş mahkeme kararı ile de sabit olduğundan, aynı taraflar arasında ve aynı tarihli azlin söz konusu olduğu eldeki davada, bu nedenle de azlin haklı olduğunun kabulü ile, Avukatlık Kanununun 174/2. maddesi gereğince, haklı azil halinde avukat, vekalet ücreti talep edemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: 1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA. 2. bent gereğince, bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 625.00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde davacı ve davalılara iadesine, 1.6.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.