MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı davalı duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... ... gelmiş davacı tarafından gelen olmadığından duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, oğlu ..., gelini ... ve torunu ...’in misafır olarak kaldıkları dünürü ...’ye ait dairenin bulunduğu binanın 17.8.1999 depreminde yıkıldığını, depremda adı geçen oğlu, gelini ve torununun enkaz altında kalarak vefat ettiklerini, mahkemece yaptırılan tespitte binanın yasa ve yönetmeliklere aykırı şekilde inşa edildiğinin belirlendiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak oğlu ...’ın ölümü nedeniyle şimdilik 1.000.00 YTL desdekten yoksun kalma tazminatı ile ölen yakınları nedeniylede 120.000.00 YTL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilesini istemiştir.
Davalılar, binanın deprem yönetmeliğine uygun yapıldığını, fay hattı üzerinde bulunan binaların yıkıldığını, diğer binaların sağlam kaldığını, depremin mücbir sebep olduğunu savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile ölen yakınları için toplam 12.000.00 YTL manevi tazminat ile
taleple bağlı kalarak 1.000.00 YTL destekten yoksun kalma tazminatın tahsiline karar verilmiş; Hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2–Davacı, davalı yükleniciler tarafından ayıplı olarak inşa edilen konutun 17.8.1999 depreminde yıkılması ve oğlu ...’ın enkaz altında kalarak vefat etmesi nedeniyle desdekten yoksun kalma tazminatının tahsili isteğinde bulunmuştur. Mahkemece bilirkişi raporuna göre kusur indirimi yapılarak hüküm kurulmuş ise de olayda davacı yönünden kusur sorumluluğuna göre hüküm kurulması mümkün değildir. Zira müteahhit davalılar binanın tekniğine uygun olmayan şekilde eksik ve kusurlu yapılmasından dolayı depremde oluşan davacı zararlarının tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının kabulü gerekir. Mahkemece aksine düşüncelerle davalı müteahhitlerin kusur oranı nisbetinde sorumlu oldukları kabul edilerek desdekten yoksun kalma tazminatı yönünden yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ:Birinci bentte açıklanan nedenlerle davalıların tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 572.50 TL kalan harcın davalılardan alınmasına, 30.6.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.