MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, dava dışı alacaklı ...’nın davalı hakkında yaptığı icra takibine davalının itiraz ettiğini, bu yüzden takibin durduğunu kendisinin, ...’nın alacağını temlik aldığını ileri sürerek icra takibine vaki itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, duruşmalara katılmadığı gibi cevapta vermemiştir.
Mahkemece, icra takibine konu yapılan belgede davacı ve davalının müştereken borçlu olduklarını, davacının müşterek borçlu davalıya karşı talepte bulunabilmesi için tüm borcu takip alacaklısına ödemesi gerektiğini, davacının bu borcu ödediğini ispatlayacak herhangi bir belge ibraz etmediğini, tek başına temlik belgesinin borcun ödendiğini göstermeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dışı ... tarafından dava dışı ... ... Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Hakkında 9.6.2003 tarihinde başlatılan icra takibinde, borçlu şirket tarafından ödeme emrinde alacaklı adresi gösterilmediğinden ödeme emrinin iptali isteminde bulunduğu, ... İcra Tetkik Mahkemesinin 1.10.2003 tarih 2003/17 Esas 2003/22 Kararı ile ödeme emrinin iptaline karar verildiği, karar kesinleşmeden takip alacaklısının aynı takip üzerinden 30.10.2003 tarihinde borçlu olarak ... ... Hizmetleri San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... Kahya, ... ve Av. ... göstererek yeni bir ödeme emri çıkarttığı ve bu ödeme emrine gösterilen tüm borçluların 12.11.2003 tarihinde itiraz ettiği, takip alacaklısının alacağını 31.12.2003 tarihinde davacıya temlik ettiği, bundan sonra davacının davalı aleyhinde eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. Mahkemece yukarıda belirtilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, davacıya alacağı temlik eden ... ... İcra Müdürlüğüne verdiği 9.6.2003 tarihli ilk takip talebinde sadece ... ... Hizmetleri San. Tic. Ltd. Şti.’ni borçlu göstermiş olup, sadece bu şirket aleyhine aynı tarihte düzenlenen ödeme emrinin icra tetkik merciince iptal edilmesi üzerine, bu kez ilk takip talebinde gösterilen borçlu şirketin yanında aralarında davalının da bulunduğu 3 kişi daha aleyhine 30.10.2003 tarihli 2.ci bir takip talebi düzenlemek suretiyle buna dayanılarak icra müdürlüğünce çıkarılan aynı tarihli ödeme emrine, davalının; ilk takip talebinde borçlu gösterilmediği, bundan sonra aynı dosyada borçlu olarak gösterilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle itiraz ettiği görülmüştür. Gerçekten ilk takip talebinde borçlu olarak gösterilmeyen kişinin aynı dosyada yeniden düzenlenecek takip talebinde borçlu gösterilmesi ancak takip talebinin yeniden harçlandırılmasıyla mümkündür. İcra dosyası incelendiğinde davalının borçlu gösterildiği yeni takip talebinin harçlandırılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davalıyla ilgili geçerli bir takip talebinden bahsedilmesi mümkün değildir. Geçerli olmayan takip talebine dayalı çıkarılan icra ödeme emri de geçersiz olacağından, bu ödeme emrine itirazında iptali istenemez. Mahkemece bu gerekçe ile davanın reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıdaki bentte açıklanan nedenlerden dolayı hükmün gerekçesinin az yukarıda açıklanan şekilde değiştirilip düzeltilmesine ve temyiz edilen hükmün değiştirilip düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 11,20 TL harcın iadesine, 27.1.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.