... Turizm Tic. Ve San. A.Ş'ni temsilen ... vekili avukat ... ile ... vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 220.4.2006 tarih ve 18-65 sayılı hükmün Dairenin 16.4.2008 tarih ve 4774-5432 sayılı ilamıyla düzeltilerek onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı şirket, davalıya ait taşınmazı 17.6.2004 tarihinde düzenlenen müzayede ile satın alıp bedelini ödediğini, aynı taşınmaz için 24.9.2004 tarihinde noterde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi düzenlendiğini, 13.7.2005 tarihinde de tapu devrinin yapıldığını, ancak bu tarihten önce, dava dışı Karayolları Genel Müdürlüğünce alınan kamulaştırma kararı üzerine, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2005/385 E. sayılı dosya üzerinden açılan davada, söz konusu taşınmaza, 11.7.2005 tarihi itibariyle “acele el koyma” kararı verildiğini, belirlenen 2.249.706,48 YTL kamulaştırma bedelinin, karar tarihi itibariyle tapuda malik görünen davalı tarafından 29.8.2005 tarihinde bankadan çekildiğini, oysa ki daha önce gerçekleşmiş olan satış nedeniyle taşınmazın mülkiyetinin şirkete ait olduğunu, kamulaştırma bedelinin de şirkete ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, taşınmaza acele el koyma kararı ile Bankaya yatırılmış olan 2.249.706,48 YTL’nin davalı tarafından bankadan çekildiği 29.8.2005 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, maliki oldukları taşınmazın kamulaştırılması ile ilgili işlemlerin kendilerine tebliğ edilmediğini, bu nedenle tapuda davacı şirket adına yapılan tescil işleminin de haksız olması nedeniyle iptalinin gerektiğini, nitekim kamulaştırma işleminden sonra yapılan satışın Kamulaştırma yasasının 31/b maddesi gereğince de geçersiz olduğunu, kaldı ki 400.000.000.000 TL olan satış bedeli ile kamulaştırma bedeli arasında da fahiş fark bulunduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, 2.249.706,48 YTL nin 29.8.2005 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ilişkin olarak verilen hüküm, tarafların temyizi üzerine Dairemizce, sair temyiz itirazları reddedilerek, “alacağa avans faizi uygulanması gerektiğinden bahisle” bozulmuş, davalı bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Davacı şirketin, 17.6.2004 tarihinde düzenlenen müzayede ile davalıdan satın almış olduğu taşınmazın, 13.7.2005 tarihinde de davacı şirket adına tapu devrinin yapıldığı, ne var ki bu tarihten önce dava dışı Karayolları Genel Müdürlüğünce başlatılan
2008/15101-2009/5971
kamulaştırma işlemleri ve bu arada açılan “acele el koyma” davası sonucunda verilen karar gereğince geçici olarak tespit edilen 2.249.706,48 YTL miktarındaki kamulaştırma bedelinin, 29.8.2005 tarihinde davalı tarafından bankadan çekildiği sabit olup, davacı, taşınmazın mülkiyetinin şirkete ait olması nedeniyle, kamulaştırma bedelinin de şirkete ödenmesi gerektiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
Bu dava tarihinden sonra davalının 7.8.2007 tarihinde, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2007/378 E. ve 2008/195 K. sayılı dosya üzerinden, taraflar arasındaki satış işleminin iptali için açmış olduğu davada, mahkemece 25.6.2008 tarihinde “davanın reddine” ilişkin olarak verilen hükmün, davacı TMSF tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesince, eksik inceleme nedeniyle araştırmaya yönelik olarak 2008/12037 E. 2009/3326 K. sayılı ve 17.3.2009 tarihli ilamla bozulduğu, öte yandan taraflar arasındaki taşınmazın bir kısmının kıyı kenar çizgisi dahilinde olduğundan bahisle ... Hazinesi tarafından davalı şirkete karşı ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2005/330 E. sayılı dosya üzerinde açılmış olan tapu iptal tescil davasının da kısmen kabulüne karar verildiği ancak henüz kesinleşmediği, dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Gerek Hazine gerekse davalı TMSF tarafından, davacı şirkete karşı, satışa konu olan taşınmazın tapusunun iptali istemiyle açılmış olan davalar sonucunda verilecek olan kararların, bu davayı etkileyeceği açık olup, eldeki davada yukarda sözü edilen tapu iptal ve tescil davalarının sonucunun beklenmesi zorunludur. O halde mahkemece değinilen bu yön gözetilerek adı geçen davalar, “bekletici sorun” yapılmak suretiyle hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekirken Dairemizce sehven düzeltilerek onadığı, bu kez yapılan inceleme ile anlaşılmış olup, davalının karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemize ait 16.4.2008 tarihli 2008/4774 E. 2008/5432 K. sayılı “Düzelterek onama” ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer karar düzeltme itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: 1. bentte açıklanan nedenlerle, davalının karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemize ait 16.4.2008 tarihli 2008/4774 E. 2008/5432 K. sayılı “Düzelterek onama” ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarda açıklanan gerekçelerle BOZULMASINA, (2) numaralı bent gereğince bozma nedenine göre davalının diğer karar düzeltme itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 4.5.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy