MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas ve karşı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilMesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı ... ve vekili avukat ... , avukat ... ile davalı ... ve vekili avukat ..., avukat ... avukatı ... 'un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, kardeşi olan davalı ile yıllarca birlikte çalışıp, menkul ve gayrimenkul edindiklerini, kazandıkları malların paylaşımı konusunda çeşitli tarihlerde sözleşme imzaladıklarını, en son aralarında görülen Sarıyer 2. asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/463 esas sayılı davasının yargılaması sırasında Sulh olduklarını ve 21.11.1995 tarihinde düzenledikleri Sulh sözleşmesini mahkemeye tasdik ettirdiklerini, bu şekilde hükmün kesinleştiğini, kendisinin sözleşmeden doğan yükümünü yerine getirmesine rağmen davalının sözleşme şartlarına uymadığını, Uskumru Köy 65 parselde 200 m2 bölümün, .... 21 parseldeki 39 740 M2” yerin yine aynı yerde 22 parseldeki 44.000 m2.lik arazinin 6/32 hissesinin ... eski 183 yeni 300 parseldeki taşınmazın ½ hissesinin, Sarıyer ... köydeki 179 parselin ½ hissesinin tapuda devrini vermediğini, üçüncü şahıslara sattığını, ayrıca sözleşme gereğince ödenmesi gereken 27.000.000 Tl.nın da ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle şimdilik 500.0000.000.000 Tl.nın tahsiline karar verilmesini istemiş, 3.12.2004 tarihinde verdiği ıslah dilekçesi ile de taşınmazların toplam değeri olan 11.393.708.000.000 Tl.nın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, süresi içerisinde verdiği cevap layihasında ... Mah. ... Cad. 8/1 Samandar/Kartal adresinde oturduğunu,davacının da dava dilekçesinde davalı adresi olarak Maltepe adresini gösterdiğini, yetkili mahkemenin Kartal asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, bu itirazının dikkate alınmaması halinde bile taşınmazların Sarıyer’de bulunması nedeniyle de HUMK. 13. maddesi hükmünce Sarıyer asliye Hukuk Mahkemesinin davaya bakmaya yetkili bulunduğundan bahisle dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmesini istemiş birleşen davasında da davacı- karşı davalının davada dayandığı 21.11.1995 tarihli sözleşmeden doğan yükümünü yerine getirmediğini, sözleşmenin 6, 9 ve ek maddeleri gereğince devretmesi gereken taşınmazları devretmediğini, ... 27 parselden de 7500 m2 lik yeri vermediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle şimdilik 500.000.000 TL.nın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, yaptırılan tahkikat kapsamına göre davalının adresinin belli olmaması ve nerede olduğunun bilinmemesi nedeniyle yetki itirazının reddedildiği gerekçe gösterilmek ve bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle asıl davanın da birleşen davanın da kabulüne karar verilmiş; hüküm, her iki tarafça temyiz edilmiş Dairemizin 11.10.2005 tarih ve 2005/7371-14968 sayılı kararı ile mahkeme kararı yetki yönünden bozulmuş, dosyanın yetkili mahkemeye intikalinden sonra bu mahkemece yetkisiz mahkemece alınan 3.11.2004 tarihli bilirkişi kurulu raporundaki birim değerler esas alınmak ve taraflar arasında düzenlenip, Sarıyer 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/463 esas ve 1995/574 Karar sayılı ilamı ile kesin hüküm halini alan 15.1.1995 tarihli sözleşme kapsamında tarafların edimlerini yerine getirmeleri gerektiği gerekçe gösterilmek suretiyle asıl davanın 1.880.273.62 YTL, birleşen davanın da 500.00 YTL üzerinden kabulüne karar verilmiş; hüküm, her iki tarafça temyiz edilmiştir.
1-Taraflar arasında düzenlenmiş bulunan 15.1.1995 tarihli "Protokol ve ... ayrılığı anlaşması başlıklı Sulh Sözleşmesi niteliğindeki belge Sarıyer 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/463 esas ve 1995/574 Karar sayılı ilamı ile taraflar arasında kesin hüküm halini almış ise de daha sonradan taraflar ve dava dışı ... A.Ş biraraya gelip, 14.9.2000 tarihli "ibraname" başlıklı yeni bir sözleşme düzenlemişler ve bu sözleşmenin 7 ve 8. maddelerince de 2008/15959-2009/9123
taraflar arasında o güne kadar yapılan tüm sözleşme ve yazışmaların geçersiz kaldığına dair hüküm koymuşlardır. Ne var ki daktilo ile yazılan anılan sözleşmenin 7. maddesinin sonuna kalemle yazılan "... ile ... arasındaki ... A.Ş dışında sözleşmeler kapsam dışındadır." İbaresinin sonradan eklendiğinden bahisle ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2005/4197 esas sayılı iddianamesi ile sanık ... (eldeki dosyanın davacısı) hakkında özel belgede sahtecilik suçundan ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/453 esasında kayıtlı dosyasına ceza davası açılmıştır. B.K'nun 53 maddesi hükmünce ceza hakiminin mahkumiyet kararı ile maddi vakıayı tespit eden beraat kararı hukuk hakimini bağlayacağından öncelikle ceza davasının sonucu beklenilmeli, ortaya çıkacak duruma göre karar verilmelidir. Mahkemenin bu yönü gözardı ederek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesis etmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın taraflar yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, 625.00 TL duruşma avukatlık parasının karşılıklı alınarak birbirlerine ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde taraflara iadesine, 30.6.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.