MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ... şirketinden 26.12.2001 tarihinde satın aldığı aracın imalattan doğan ayıbı nedeni ile sık sık arızalandığını, aynı arızaların halen de kullanıma engel olduğunu ileri sürerek, aracın iadesi ile bedelinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... A.Ş. ile ... A.Ş. zamanaşımı süresinin dolduğunu ileri sürmüş, davalı ... A.Ş ise usulüne uygun tebliğe rağmen duruşmaya gelmemiş, cevap da vermemiştir.
Mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının davalı ... A.Ş. dışındaki davalılar açısından temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Zamanaşımı, bir hakkın kazanılmasında veya kaybedilmesinde yasanın kabul etmiş olduğu sürenin tükendiğinin davalı tarafından ileri sürülmesi gerekli olan bir def’idir. Zamanaşımı def’ini öne süren davalı, zamanaşımı nedeniyle edimi ifa etmek zorunda olmadığını ifade etmektedir. Hak düşürücü süre niteliğinde olmadığından Borçlar Kanununun 140. maddesi gereğince, ileri sürülmediği sürece, bir davanın zamanaşımına uğramış olduğu hakim tarafından kendiliğinden dikkate alınamaz. Zamanaşımı, alacak
2008/16039-2009/6236
hakkını değil, alacağı talep hakkını ortadan kaldırdığından, zamanaşımı def’inin davalı tarafından yargılama sırasında açık bir şekilde veya uzun süre geçmesi nedeniyle davacının alacağını artık dava edemeyeceği yolunda dolaylıda olsa ileri sürülmesi zorunludur. Dava konusu olayda davalı ... A.Ş. usulüne uygun tebliğe rağmen esasa cevap verip zamanaşımı def'inde bulunmamıştır. Bu nedenle davacının bu davalı açısından talebi işin esasına girilerek, tarafların ibraz etmiş oldukları delillere göre bir karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirmelerle yazılı şekilde davalı ... A.Ş.yönünden de davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: 1.Bent gereğince davacının sair temiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 7.5.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy