MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan satın aldığı aracı dava dışı ... 'e 8.6.2004 tarihinde satıp devrettiğini, ancak aracın çenç olduğu gerekçesiyle ...'nin elinden zabıtaca alındığını, ...'nin kendisi aleyhinde açtığı dava sonunda 9.167.50 YTL'nin tahsiline karar verildiğini, bu parayı icraya 17.343.18 YTL olarak ödediklerini belirterek 17.343.18 YTL'nin faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı kullanma ve yıpranma indiriminin mahsubu gerektiğini, davacının hemen ödeme yapmamak suretiyle zararın artmasına neden olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece aracın dava dışı şahsın elinden zabt edildiği tarihteki değerinden kullanım bedeli düşülerek 5.885.00 YTL'inin tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının 18.3.2004 tarihli kati satış sözleşmesi ile davalıdan satın aldığı aracı 8.6.2004 tarihinde dava dışı ... Yiğit'e sattığı ve ancak araca Çenç oluduğu gerekçesiyle ... elinde iken 29,9,2004 tarihinde zabıtaca el konulduğu, akabinde ...'nin davacı aleyhine 24.5.2005 tarihinde dava açtığı ve yargılama sonunda 2.10.2006 tarihli kararla 9.167.50 YTL'nin dosyanın davacısından tahsiline karar verildiği, ...'nin karar kesinleşmeden ilamı 20.10.2006 tarihinde icraya koyduğu, davacının da bunun üzerine 7.11.2006 tarihind icra müdürlüğüne 17.345.18 YTL ödediği ve ancak temyizi sonucu kararın faiz başlangıcı yönünden 5.4.2007 tarihinde Yargıtayca düzeltilerek onandığı, davacının düzeltilen faiz başlangıcından dolayı 1.251.08 YTL'i geri aldığı ve böylelikle icra dosyasına toplam 16.092.01 YTL ödediği anlaşılmaktadır. Araca çenç olduğu için el konulmasında davacının kusuru ve sorumluluğu yoktur. Davalıda kararı temyiz etmeyerek bu hususu kabul etmiş bulunmaktadır. Kusuru olmaksızın gerçekleşen el koyma nedeniyle zarara uğrayan davacı bu zararını davalıdan isteme hakkına sahiptir. Davacının bu olaydan dolayı oluşan zararı, dava dışı şahsa ödediği bedeldir. Her ne kadar önceki mahkeme kararı ile davacının 9.167.50 YTL ödemesine karar verilmiş isede, davacının olayda kusur ve sorumluluğunun olmaması nedeniyle, 9.167.50 YTL'nin önceki kararın kesinleştiği tarihe kadar işlemiş faizinide davalıdan isteyebilir. Davacı icra takibinde, mahkeme kararı kesinleşmeden ödeme yaptığı içinde ... olduğu 16.092.01 YTL'nin davalıdan tahsilini isteme hak ve yetkisine sahiptir. Bir başka deyişle, davacı 9.167.50 YTL ve bunun işlemiş faizini icra takibi aşamasında ve henüz mahkeme kararı kesinleşmeden ödediği için 16.092.01 YTL'i isteyebilir. Ancak, mahkemece davacının aracı kullanması nedeniyle sağladığı menfaatin mahsubuna karar verelmesine ve davacınında hatalı olan bu kısmı temyiz etmeyerek benimsemiş olmasına göre kullanma menfaati olan 615 YTL'nin 16.092.01 YTL'den mahsubu gerekir. Mahkemenin değinilen bu yönü gözeterek 16.092.01 YTl'den 615 YTL'nı mahsup ederek bakiye miktara hükmetmesi gerekirken, yazalı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykarıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 2.6.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy