MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile 1.5.2002 tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesi yapıldığını, aylık kiranın 225,00 YTL olduğunu, 1.5.2003 tarihinde kira süresinin bittiğini, kiraladığı yerdeki tadilat uzadığından haziran sonuna kadar depozito karşılığı kalması hususunda anlaştıklarını, Haziran sonu taşınmazı terk etmesine rağmen icrada önce 2003 Haziran ayı, sonra da 2002/ 8-9-10-11-12 ile 2003/ 1-2-3-4 ayları için iki ayrı takip yapıldığını ileri sürerek, davacıya kira borcu olmadığının tespiti ile %15 tazminatın tahsiline , bilahare de kredili mevduat hesabından 24.6.2004 tarihinde çekilen 3.990,00 YTL ile bunun işleyen faizinin de ödetilmesini istemiştir.
Davalı, sözleşmenin 2003 yılı için yenilendiğini, kiranın 2003 yılı için 292,00 YTL olduğunu, Haziran ayı içinde depozito karşılığı kalması için bir anlaşmalarının olmadığını, davacının yeni dönemde de kiralananda kaldığını, kira bedellerini ödemediği için icra takibi yaptığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 7.icra müdürlüğünün 2003/ 9164 ve 2003/5493 sayılı takipleri için açılan davanın kabulüne, 7.690,17 YTL davalıdan alınmasına, 3990 YTL nin 20.1.2006 tarihinden faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı aleyhinde yapılan iki ayrı icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti için eldeki davayı açmış, mahkemece takipler için HUMK 388/5 ve 389 maddesi gereğince ayrı ayrı hüküm kurulmamış olup bu husus usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Davalı tarafından yapılan icra takipleri 17.6.2003 ile
2008/16385-2009/6258
5.12.2003 tarihlerinde olup, davacı tarafından yapılan ödemelerin bir kısmının takip tarihinden sonra olduğu, mahkemece geç ödemeden kaynaklanan faiz alacağı hesaplattırılmaksızın ödemelerin takip alacağından düşüldüğü görülmüştür.Hal böyle olunca mahkemece öncelikle takip tarihi itibarı ile davacının borçlu olduğu aylara tekabül eden borçlar hesaplattırılmak ve geç ödemeden kaynaklanan faiz alacakları da gözetilmek suretiyle davacının takip tarihi itibarı ile borçlu olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre değerlendirme yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Dava, 22.3.2004 tarihinde açılmış olup, davadan sonra 24.6.2004 tarihinde davalının kredili mevduat hesabından eksi bakiyeden 3.990,00 YTL 2003/9164 esas sayılı icra dosyasına yatırıldığı, kredili hesabın 20.1.2006 tarihinde kapatıldığı, bu tarihe kadar işleyen 7.690,17 YTL lik faizden de davalının sorumlu olduğuna dayanılarak hüküm kurulmuş ise de ,davalının davacının kredili mevduat hesabı faizinden sorumlu tutulmasına yasal olarak imkan yoktur. Davacının bu konudaki talebinin reddi gerekir. Diğer yandan 2003/9164 sayılı icra dosyasına yatırıldığı bildirilen 3.990,00 YTL nin, 2004/4612 sayılı icra dosyasına yatırıldığına ilişkin banka yazısının da bulunduğu gözetilerek bu hususun araştırılmamış olması da usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ : Yukarıda 1. 2. ve 3. bentlerde açıklanan nedenlerden dolayı temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 7.5.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy