MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla9
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, arsa sahibi olan davalı ile 5.7.1995 tarihli noter satış vaadi sözleşmesi yapıldığını, arsa sahibi tarafından dava dışı yükleniciye yaptırılan binadan bir daireyi 20 000 DM ödemek suretiyle satın aldığını, inşaatın 17.8.1999 depreminde ağır hasara uğradığını, imar uygulaması ile de, ifanın imkansız hale geldiğini ileri sürerek tapuda halen davalı adına kayıtlı taşınmaz için ödediği satış bedelinin fazlasını saklı tutarak faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı, geçerli tebligat olmadığını, zamanaşımının dolduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 2. maddesinde “Bu kanunun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiş, yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
2008/2541-8221
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davalının arsa sahibi olduğu ve davacı alıcıya konut sattığı sabittir. Ne var ki davalının yasanın tanımına uyan satıcıdan olmadığı, bu işi mesleki ya da ticari amaçla yapmadığı ve taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kalmadığı anlaşılmaktadır.Bu durumda dava Tüketici Mahkememizin görev alanına girmemektedir.Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkemece genel mahkemenin görevli olduğu gözetilerek görevsizlik ara kararıyla genel mahkeme sıfatıyla bakılarak karar verilmesi gerekirken, davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılarak karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte gösterilen nedenle, davacının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 12.6.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.