MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının bozmaya uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalıya ait ... hanındaki 3. kat daireyi lokal olarak kullanmak üzere kiraladığını ve kullanım için gerekli tüm tadilatları ,kalıcı dekor, sabit camlar ahşap dolaplar v.s. yaptırdığını, ancak 2 yıl kullandıktan sonra aleyhine açılan ihtiyaç nedenine dayalı dava sonucu tahliye etmek zorunda kaldığını ileri sürerek, kalıcı imalatlar ve davalının haksız zenginleşmesi nedeni ile fazla hakları saklı kalarak 5.500 YTL.nin faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı, taşınmazın tam ve mükemmel, kullanıma uygun teslim edildiğini, kira sözleşmesine göre talep hakkının bulunmadığını, savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının davalıya ait mecurda 30.1.2002 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesiyle kiracı olduğu, aleyhine açılan ihtiyaç nedenine dayalı dava sonucu 13.10.2004 tarihli karar ile tahliyesine karar verildiği ve
mecurun boşaltıldığı dosyadaki belge ve bulgulardan anlaşılmaktadır. Davacı kiraladığı taşınmazda lokal olarak kullanımına uygun bir takım kalıcı imalatlar yaptığını, ancak tahliye nedeniyle yapmış olduğu imalatların mecurda kaldığını ileri sürerek bunların ödetilmesini istemiştir.
Taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinde; mecurun şimdiki durumu “ tamamdır “ ne için kullanılacağı “ lokal olarak “ ibareleri yazılıdır. Sözleşmenin eki özel şartnamenin 3. maddesinde, lokalde ve tesisatlarda kiralayanın yazılı muavafakatı olmaksızın hiçbir tadilat veya değişikliğin yapılamayacağı açıklandıktan sonra, 6. maddesinde, “ lokal tam ve mükemmel bir şekilde teslim edilmiştir. Tahliyesinde de aynı şekilde iade edilecektir. Lokalin normal kullanılmasından doğacak tamir ve onarım masrafları kiracıya aittir “ ibareleri yazılıdır. Yine, 26. maddesinde, lokalde yapılacak herhangi bir tadilat, onarım, boya ve badana için Genel Müdürlükten izin alınacağı yapılacak olan her türlü, çatı teras onarımı ve yangın merdiveni hariç kiracıya ait olduğu, 28. maddesinde de , kiracının kiraladığı taşınmazın bakım ve onarımından sorumlu olup, boya, badana, kalorifer, elektirik, su tesisatı, armatür. cam ...gibi basit tamiratı gerektiren işleri aslına uygun olarak yaptırmakla yükümlü olduğu kararlaştırılmıştır. Kira sözleşmesinin matbu 10.maddesinde de, kiracı tarafından mecurun içinde ve dışında yaptıracağı tezyinat masraflarının tamamen kendisine ait olacağı ve kira süresi sonunda hiçbir bedel istenmeden aynen bırakılacağı açıklanmıştır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ahşap dekor, panel kapılar, lambiri kaplamaları, spot lambalar katlanır cam v.s.bedelinin 23.341 YTL. olduğu açıklanmış ve fazla hakları saklı kalınarak karar verilmiştir. Davalı davacının kira sözleşmesi hükümlerine göre hiçbir talebe hakkının bulunmadığını bildirmiş ve tüm bina ve terasın asma tavan, çatı örtüsü v.s. imalatlarının taraflarından yapıldığını savunarak bunlara ilişkin olduğunu bildirdiği hakediş raporlarını ibraz etmiştir.
Kiracı, mecura kullanma amacına uygun olarak yapmış olduğu faydalı ve zaruri masraflar ve imalatlar var ise, mecurun tahliyesi sonucu, bunları BK.414. maddesi hükmü gereğince yapılış tarihleri itibariyle değerlerini eksik vekaletsiz ... görme hükümlerine göre isteyebilir. Davalının yapıldığı ileri sürülen imalatları için bir muvafakatının bulunduğu iddia ve isbat edilmediği gibi, bu husus mahkemenin de kabulündedir. Bu durumda, yukarıda açıklanan kira sözleşmesi ve eki şartname hükümleri dikkate alındığında, davacı kiracının ancak faydalı ve zaruri masrafları talebe hakkı vardır. Ancak bu tesbit yapılırken kira sözleşmesinin anılan hükümleri yanında, davalının ibraz ettiği hak ediş raporlarının da dikkate alınarak sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece, yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ:1.bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 5.5.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.