MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak (tazminat) davasının yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak hükmün süresi içinde davalılar avukatınca duruşmalı davacı avukatınca duruşmasız temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıda gönderilmişti. Belli günde davalı ... ... vekili avukat ... ve diğer davalı vekili avukat ... ile davacı vekili avukat ... gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi; ... 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/239 esas 2007/70 karar sayılı 23.7.2007 tarihli kararının temyiz incelemesi dairemizce yapılarak, 2007/13130 esas 2008/2410 karar sayılı ilamı ile 25.2.2008 tarihinde bozularak dosya mahalline gönderilmiştir. Ancak mahkemesince dosya 31.3.2008 tarihli yazı ile gönderilip, bozma içeriğinin dosyaya ait olmadığının bildirilmesi üzerine; dosya ile tetkik hakimi notları ve zabıtlar birlikte incelendiğinde, dairemiz ilamının birinci sayfasındaki "Karar" başlığından sonra gelen kısma, yine dairemizce temyiz incelemesi yapılan başka bir dosyaya ait bozma kararının yazıldığı ve yanlışlık zuhulen fark edilmeyerek imzalanıp mahalline gönderildiği, bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, Dairemizin 2007/13130 esas 2008/2410 karar sayılı 25.2.2008 tarihli ilamının "karar" başlığı altında başlayıp devam eden sonuç kısmı dahil tüm yazıların bozma kararından çıkarılarak yerine takrir notlarındaki gerçek bozma kararının yazılması gerekmiştir.
KARAR
Davacı, kredi kartı borcu nedeniyle bankadan kredi alamadığından, ... ortağı olan davalılardan ... ... ... adına alınan banka kredisi ile Volvo marka araç satın aldığını, adı geçen davalı ile aralarındaki inanç sözleşmesi
gereğince araca ait kredi ödemeleri bittiğinde davalı ...
2008/4361-4849
... adına olan trafik kaydının kendisi adına devredilmesi gerekirken, davalının edimini yerine getirmediğini, yapılan muvazaalı icra takibi sonunda aracın 18.5.2004 tarihinde haczedilerek elinden alındığını, davalıların el ve işbirliği üzerine, takip alacaklısının talebi ile hacizli aracın davalı ...’in vekili olan diğer davalı ...’ye yediemin olarak teslim edildiğini, açmış olduğu “mülkiyetin tespiti” davasında kendisine ait olduğu tespit edilen aracını, kararın kesinleşmesi üzerine 17.4.2006 tarihinde teslim alarak 23.5.2006 tarihinde de adına tescil ettirebildiğini, davalı ...’nin yedieminliğinde iken araca hasar verildiği gibi, aracı kullanamamaktan dolayı da zarara uğradığını ileri sürerek, delil tespiti ile belirlenen zararları nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, araca ilişkin 4.429,00 YTL parça bedeli, 3.322,26 YTL işçilik bedeli, 2.000,00 YTL hasara bağlı değer kaybı, 13.025,00 YTL araç mahrumiyeti, 1000,00 YTL de haksız el koymadan kaynaklanan değer kaybı ve 233,11 YTL trafik para cezasının haksız el koyma tarihi olan 18.5.2004 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan ... , açılan “mülkiyetin tespiti” davası sonunda aracın mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespit edildiğini, anılan kararın kesinleştiği tarihten önceki dönemde aracın mülkiyetinin kendisine ait olması nedeniyle herhangi bir tazminat talep edilemeyeceğini, davalılardan ... ise kendisine karşı dava açılamayacağını savunarak, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, araca verilen hasar bedeli olarak, toplam hasar miktarı, aracın davacının elinde bulunduğu süre ile davalılardan ...’nin elinde bulunduğu süreye oranlanmak suretiyle tespit edilen 2.647,38 YTL ile 98 YTL para cezası ve 7460,00 YTL de araç mahrumiyeti olmak üzere toplam 10.205,38 YTL davacı zararının yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacıya aidiyeti, kesinleşen 21. Asliye Hukuk Mahkemesine ait olan 2003/798 esas sayılı“mülkiyetin tespiti” davası ile belirlenen dava konusu aracın, trafiğe çıktığı 9.10.2000 tarihinden itibaren davacı tarafından kullanıldığı, davacı elinde bulunduğu sırada 93.026 km’de iken, volvo servisince 5.5.2004 tarihinde bakım ve onarımının yapıldığı, 18.5.2004 tarihinde haczedilerek davacının elinden alındığı,
12.11.2004 tarihinde diğer davalıya yediemin olarak teslim edildiği, davalılardan ...’nin elinde iken, volvo
servisince düzenlenen ... emri gereğince 5.1.2006 tarihi itibariyle 111.134 km’de olduğu, kesinleşen mahkeme kararı gereğince de 17.4.2006 tarihinde davacı tarafından teslim alınarak, 23.5.2006 tarihinde de davacı adına tescil edildiği, anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacı tarafından yaptırılan delil tespiti ve bunu teyit eden 19.12.2006 tarihli bilirkişi kurulu raporu gereğince parça bedeli, işçilik ve değer kaybı zararının, taleple bağlı kalınmak suretiyle toplam 9.324,28 YTL olduğu kabul edilmekle beraber, oranlama suretiyle aracın davacının elinde kaldığı 1314 gün ile davalı ...’nin elinde kaldığı 521 gün toplamı olan 1835 gün içindeki, davalı ...’un elinde kalan 521 günlük süreye tekabül eden zarar miktarı olan 2.647,38 YTL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Oysa ki, dosya kapsamından aracın davalı ... tarafından yediemin olarak teslim alındığında hasarlı olduğuna ilişkin herhangi bir bilgi veya belge bulunmadığı gibi, davalıların da bu konuda bir savunmalarının olmadığı görülmektedir. Bu durumda aracın davalı ... elinde iken hasara uğradığının ve hasar bedelinin tümünden de, bu hasara el ve işbirliği ile neden olan davalıların sorumlu olduğunun kabulü gerekir. O halde bilirkişi tarafından belirlenen parça değişimi, işçilik ve değer kaybı bedellerinin toplamı olan 9.860,00 YTL’lik miktardan, taleple bağlı kalınmak suretiyle 9.324,28 YTL’nin tamamının davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken, aracın kullanım süresine göre oranlama suretiyle yazılı şekilde 2.647,38 YTL’nin tahsiline karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: 1. bent gereğince davalıların tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 550 YTl. duruşma avukatlık parasınnı davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, aşağıda dökümü yazılan 413,09 YTL.nın davalı ... ...'den, 413.09 YTl.nın davalı ...'den alınmasına, davacının 13.10 YTL.peşin harcının istek halinde iadesine, 25.2.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi şeklinde dairemizin 2007/13130 esas 2008/2410 karar sayılı 25.2.2008 tarihli bozma kararının içeriğinin değiştirilerek maddi hatanın düzeltilmesine, 4.4.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy