... İnşaat San. Tic. Ltd.Şti. vekili avukat ... ile ... vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 25.9.2006 tarih ve 346-220 sayılı hükmün Dairenin 19.4.2007 tarih ve 16755-5682 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı şirket, 10.3.2005 tarihli kira sözleşmesi ile işyeri olarak kiralamış oldukları davalıya ait taşınmazın, yapı kullanma izin belgesinde “konut” olarak kayıtlı olması nedeniyle işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı alamadıklarını, bu nedenle kira sözleşmesini feshederek kiralananı tahliye ettiklerini, ancak davalı tarafından taşınmazın anahtarlarının teslim alınmasına rağmen, ... oldukları depozitonun iade edilmediğini, tahsili için başlatılan icra takibine de itiraz edildiğini ileri sürerek, takibe yapılan itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıdan herhangi bir depozito bedeli almadığını, kira sözleşmesinde de bu konuda bir hüküm bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, sözleşme gereğince ödenen depozito alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmiş; hüküm, davalının temyizi üzerine Dairemizce onanmış, davalı bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1-Davacı şirket, davalı ile imzalamış oldukları kira sözleşmesini haklı nedenlerle feshedip, taşınmazı da tahliye etmiş olmalarına rağmen, kira sözleşmesi başlangıcında ödenen depozitonun iade edilmediğini ileri sürerek, depozitonun iadesi için eldeki davayı açmış, delil olarak da 10.3.2005 tarihli kira sözleşmesine dayanmıştır. Davalı ise davacıdan herhangi bir şekilde depozito bedeli almadığını, kira sözleşmesinde depozitoya ilişkin bir hüküm bulunmadığını, davacının ibraz ettiği kira sözleşmesinin ikinci sayfasındaki imzanın kendisine ait olmadığını, depozitoya ilişkin hükmün yer aldığı birinci sayfada ise herhangi bir imzanın bulunmadığını, bu bölümün davacı tarafından tek taraflı olarak doldurularak takip başlatıldığını savunmuştur. Davacı
2008/482 - 2922
tarafından ibraz edilen taraflar arasındaki 10.3.2005 tarihli kira sözleşmesinin, depozitoya ilişkin hükmün yer aldığı 1. sayfasında tarafların imzalarının bulunmadığı, sadece ikinci sayfasında tarafların imzasının bulunduğu görülmekte olup, davalının, davacı şirket hakkındaki “evrakta sahtekarlık” suçlaması ile ilgili şikayeti üzerine, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı hakkında başlatılan 2007/45822 no’lu hazırlık soruşturmasının ise devam ettiği, temyize eklenen belgelerden anlaşılmaktadır. Tarafların sav ve savunması ile, ibraz edilen belgeler dikkate alındığında, uyuşmazlığın çözümü için davada dayanılan kira sözleşmesinin, depozitoya ilişkin hükümle birlikte düzenlenerek, taraflarca usulüne uygun olarak imzalanıp imzalanmadığı, davacının sonradan sözleşmeye herhangi bir ekleme yapıp yapmadığı hususlarının araştırılarak sonuca bağlanması zorunludur. Bunun için de, 10.3.2005 tarihli kira sözleşmesindeki imza, davalı tarafından kabul edilmediğine göre mahkemece öncelikle HUMK.nun 308. ve devamı maddeleri gereğince belge altındaki imzanın davalıya ait olup olmadığı konusunda inceleme yaptırılması gereklidir. O halde mahkemece, soruşturma dosyasının sonuçlanması da beklenmek suretiyle öncelikle yaptırılacak imza incelemesinin ve az yukarda değinilen hususlarda yapılacak araştırma ve değerlendirmenin sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, değinilen hususlarda araştırma yapılmadan, sözleşmedeki imza inkar edilmiş olmasına rağmen, imza incelemesi dahi yaptırılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekirken Dairemizce sehven onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşılmış olup, Dairemize ait 19.4.2007 tarihli 2006/16755 E. 2007/5682 K. sayılı “onama” ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer karar düzeltme itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarda 1. bentte açıklanan nedenlerle, davalının karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemize ait 19.4.2007 tarihli 2006/16755 E. 2007/5682 K. sayılı “onama” ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının BOZULMASINA, 2. bent gereğince davalının diğer karar düzeltme itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 3.3.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.