MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evraklar üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıların vekili olarak Kadastro mahkemesinde devam edip sonuçlandırılan dava dosyasında vekalet hizmeti verdiğini, davaların sonuçlanıp taşınmazların adlarına tescil edildiği halde bugüne kadar vekalet ücretinin ödemediğini ileri sürerek islahla artırılan miktarla birlikte toplam 52.715.00 YTL avukatlık ücretinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, aralarında yazılı bir ücret sözleşmesi bulunmadığını, sözlü olarak kararlaştırılan vekalet ücretinin peşin ödendiğini beyanla davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalı ... yönünden feragat nedeniyle davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, aleyhinde hüküm kurulan davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacının açtığı dava sonunda davanın kısmen kabulüne dair mahkeme kararı davalılar vekili tarafından 24.12.2007 tarihli dilekçe ile temyiz edilmişse de davalılardan ..., ..., ..., ve ...verdikleri 16.6.2008 tarihli dilekçe ile temyiz istemlerinden feragat ettiklerini bildirmiş olmaları
2008/6263-2009/761
nedeniyle adı geçen sanıkların temyiz dilekçelerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre Davalı ...’in aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
3-Avukatlık Kanunu’na 13.1.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5043 Sayılı Yasa ile eklenen geçici 21.madde Anayasa Mahkemesince 8.2.2008 tarihinde iptal edilmiştir. Bu durumda taraflar arasında Avukatlık ücret sözleşmesinden kaynaklanan ihtilafların çözümünde, vekalet ilişkisinin kurulduğu tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Kanunu hükümlerinin uygulanması gerekir. Taraflar arasında yapılmış yazılı ücret sözleşmesi bulunmamaktadır. Öyle olunca davacının vekaleti üstlendiği ve davalılar adına davayı takip etmeye başladığı tarihte yürürlükte olan 2.5.2001 tarihinde 4667 sayılı yasa ile değiştirilmeden önceki Avukatlık Kanununun 163/son maddesi hükümlerine ve yine o tarihte yürürlükte bulunan Asgari Ücret Tarifesine göre davacı alacağının hesaplanarak ihtilafın çözümlenmesi gerekir. Mahkemece aksine düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenle davalılar ..., ..., ..., ... ve Sebahat Türk’ün temyiz dilekçelerinin feragat nedeniyle reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle davalı ...’in sair temyiz itirazlarının reddine, üçüncü bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı ... yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 28.1.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.