(2004 S. K. m. 67) (5464 S. K. m. 44)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, kredi kartı borçlusu olan davalının borcunu ödemediğini, 23.10.2004 tarihinde kartını kaybettiğini bildirdiğinden kartın kullanıma kapatıldığını, 11.11.2004 tarihinde yeni kredi kartının bizzat davalıya teslim edildiğini, borcun ödenmediğini, yapılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile inkar tazminatının talep etmiştir.
Davalı, Tüketici mahkemesi sıfatı ile Asliye Hukuk Mahkemesine dava açılması gerektiğini, borcun kendisine ait olmadığını savunarak görev ve yetki itirazında bulunmuştur.
Mahkemece, son celse ara kararı ile Tüketici Mahkemesi sıfatı ile davanın görülmesine karar, verilip, bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne, itirazın iptali ile inkar tazminatına hükmedilmiş karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki ihtilaf, davacı bankadan alınıp kullanılan kredi kartı borcundan kaynaklanmaktadır. 1 Mart 2006 tarihinde yürürlüğe giren 5464 sayılı Banka Kredi Kartları Kanunu'nun 44/2. maddesi Kart çıkaran kuruluşlar tarafından kart hamilleri aleyhine açılan davalarda 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun görev ve yetkiye ilişkin hükümleri uygulanır hükmünü getirmiştir. Bu madde hükmü ile kart çıkaran kuruluşlar tarafından açılan davanın genel mahkemelerde görüleceği belirtilmiştir. Yargılama usulüne ilişkin olan kanunlarda yapılan değişiklikler, yasada aksine bir hüküm yoksa yürürlüğe girdikleri andan itibaren hüküm ifade ederler ve derdest olan tüm davalara da uygulanırlar. Kanundan da bu değişikliğin uygulanabileceği zaman yönünden bir açıklama bulunmadığından henüz sonuçlanmamış olan tüm davalarda uygulanması gerekir. Görev kamu düzeni ile olup, yargılamanın her safhasında Ve resen nazara alınmalıdır. Görev konusunda usulü müktesep hakta olmaz. Öyle olunca kredi kartı çıkaran kuruluş olan davacı banka tarafından genel mahkemede açılan bu davanın Mahkemece genel hükümler uyarınca işin esasına girilip karar verilmesi gerekirken, ara kararı ile Tüketici Mahkemesi Sıfatı ile bakılıp karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Mahkemece ara kararından rücu edilerek davaya genel mahkeme sıfatıyla bakılması gerektiği gözetilerek, genel mahkemede görülmek üzere hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 15.05.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy