MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı davalılar avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... ile davalılar vekili avukat ...'nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıların müştereken malik oldukları 68 parsel sayılı 3950 metrekare taşınmazı, metrekare satış bedeli 240,50 YTL dan anlaşarak toplam 950.000,00 YTL ödeyerek 12.06.2006 tarihinde satın alıp adlarına tescil edildiğini, taşınmaz üzerinde inşaat işlerine başlanacağı için proje çizimi yaptırdıkları sırada taşınmazın aslında 2204,03 metrekare olduğunu öğrendiklerini, davalılara ihtar çekerek eksik miktar için ödedikleri bedelin iadesini istediklerini, ancak davalıların taleplerini kabul etmediklerini, taşınmazın üzerinde bulunan satılık ilanında 3950 metrekare olduğunun yazıldığı gibi, davalıların çay bahçesi olarak tasarruf ettikleri bu taşınmazın gerçek yüzölçümünü bilmemelerinin mümkün olmadığını, aldatıldıklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile fazladan ödenen 419.910,00 YTL nın satış tarihinden faizi ile davalılardan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, murislerinden intikal eden tapulu taşınmazı üzerinde bulunan sınırları görerek davacının satın almak istediğini, metrekare satış bedeli konusunda bir anlaşmaları olmadığını, tapu ve resmi kayıtlar esas alınarak satılık ilanı
2008/8633-648
verildiğini, taşınmazın bulunduğu ilde oturmadıklarını, fiilen kullanmadıklarını, akrabalarının çay ekerek tasarruf ettiklerini, davacının indirilmesini istediği bedele taşınmazı satmayacaklarını savunarak davanın reddine karar verilmesini dilemişlerdir.
Mahkemece, davalıların taşınmazın yüzölçümü konusunda açık bir taahhütleri olmadığı, resmi kayda göre satış işleminin gerçekleştirildiği, bu nedenle davalıların sorumlu olmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalıların temyiz itirazlarına gelince; Dava, taşınmaz satış bedelinin indirilmesine ilişkin alacak davası olup, dava reddedildiğine göre müddeabihin değeri üzerinden kendilerini vekille temsil ettiren davalılar yararına avukatlık asgari ücret tarifesine göre nispi vekalet ücreti tayin edilmesi gerekirken maktu vekalet ücreti tayini usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenle davacının tüm temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belirtilen nedenle temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının 4. paragrafı 2. satırında yer alan “ 500,00” rakamlarının hükümden çıkarılarak yerine “20.398 “ rakamlarının yazılmasına hükmün düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA, 625.00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, aşağıda dökümü yazılan 1.60 TL kalan harcın davalıya alınmasına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 27.1.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.