MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ortaklığın giderilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı,davalıların murisi ... ile tuğla işletmeciliği konusunda 8.8.1979 tarihli Noterde düzenlenen sözleşme ile adi ortaklık kurduklarını, hisse devir ve satışları sonucunda adi ortaklıktaki hissesinin 1/10 hisse olarak belirlendiğini,tuğla ocağı kurulduğundan bu yana davalıların kar payı ödemediği gibi tuğla ocağına da sokmadıklarını,Nallıhan Sulh Hukuk Mahkemesinin 1993/45 esaslı dosyası ile ortaklığa konu mal ve ürünlerin tesbitini yaptırdığını,tespiti yapılan mal ve ürünlerin aynen taksiminin yapılarak, ortaklıktaki 1/10 hissesine düşen 397.329.159 liranın (397,32 TL)lik mal ve ürünün teslimine, mümkün olmadığı takdirde ortaklığa ait mal ve ürünlerin satılarak ortaklığın giderilmesine karar verilmesini talep etmiş,birleşen dava dosyası ile de tuğla ocağında üretilen tuğlaların aynen teslimine veya değeri olan 733.098.000 Liranın(733,09 TL )faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine, asıl davada davadan önce ve sonra yapılan tespitlerdeki adi ortaklığa ait malların mevcut olmadığı, elden çıkıp kullanılmaz hale geldiği anlaşıldığından ve bu nedenle aynen taksimi mümkün olmadığından adi ortaklığa ait mevcut mallardan ortaklık karı ve sabit kıymetlerden taleple bağlı 2008/8657-2009/734
kalınarak 21.08.2003 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davacı hissesine düşen 397,32 TL nin davalı ...’tan tahsiline,birleşen davada adi ortaklığın tasfiyesi ile ilgili olarak stok mal bedelinden davacı hissesine düşen 443,10 TL nin taleple bağlı kalınarak faizi ile davalı ... tahsiline ,diğer Ölü davalı ... un ortaklıktaki hisseleri davalı ... a devredildiğinden mirasçıları aleyhine açılan davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki dava adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine ilişkindir.Davanın konusu fesih ve tasfiye olduğu takdirde adi ortaklığa ait tüm aktif ve pasif belirlenir mevcut mal varlığından öncelikle borçlar düşüldükten sonra tarafların paylarına düşen miktardan taraflara yapılan ödemelerde düşülerek kalan miktarın ortaklara ödenmesine karar verilir.Olayımızda da davalının idareci ortak olduğu çekişmesizdir.Mahkemece yapılan 5.12.2005 havale tarihli bilirkişi incelemesi sonucunda da davacının payına düşen 397,32 TL nin 19.11.2005 tarih itibariyle karşılığının 40.257,28 TL olduğu belirlenmiştir.Mahkemece davacının alacağı bu miktar olduğu belirlenip taleple bağlı kalınarak hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.Ancak dava dilekçesi dikkatli okunduğunda davacının dava dilekçesinde 397 ,32 TL lik mal ve ürünün kendisine teslimini bunun mümkün olmaması halinde de satılarak ortaklığın giderilmesine ve payının tahsiline karar verilmesini istemiş olup davacının bu talebi adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine yöneliktir. Yani davacı talebini 397,32 TL ile sınırlandırmış ve bu miktara hasretmiş değildir. Öyle olunca adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi sonucu belirlenen ve davacı payına düşen 40.257,28 TL nin güncelleştirildiği tarih olan 19.11.2005 tarihinden faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesi bu şekilde taraflar arasındaki ortaklığında tasfiye edilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 28.1.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.