MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kendisine ait benzin istasyonundan davalıya çeşitli tarihlerde 6.135 YTL bedelli mazot verdiğini, mazotun şu anki birim fiyatıyla bedelinin 9.046 YTL olduğunu belirterek 9.046 YTL.nın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının sunduğu makbuzların kendisini bağlamadığını, alışverişi ve veresiye satışı davacının kanıtlaması gerektiğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının teklif ettiği yeminin davalı tarafından eda edildiği, satışın veresiye olarak yapıldığının ispat edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacı bu davada davalının kamyonunda kullanılmak üzere davalıya veresiye olarak akaryakıt verdiğini, ancak bedelin ödenmediğini ileri sürerek alacak talebinde bulunmuştur. Davalı ise alışverişin ve veresiye olarak satışın yapıldığının kanıtlanması gerektiğini savunmuştur. Davacının ibraz ettiği akaryakıt fişlerinin üzerinde veresiye ibaresi bulunmakta olup, davacı tanığı olarak dinlenen ve davalının kamyonunda şoför olarak çalışan şahıs da, davacıdan 8-10 kez mazot aldığını, bedellerini kimi zaman nakit kimi zamanda çekle ödediğini ve fişlerdeki imzanında kendisine ait olduğunu belirtmiştir. Mahkemenin hatırlatması üzerine davacı tarafından teklif edilen yemini eda eden davalıda, davacının benzin istaynonundan benzin aldığında kamyon şoförünün ertesi gün ödediğini, veresiye mazot almadığını, aldığı mazotun bedellerini peşin ödediğini beyan etmiştir. Hemen belirtmek gerekirki davalının şoförünün imzasını taşıyan ve üzerinde veresiye akaryakıt fişi yazılı olan veresiye fişleri ile davalının yemininde istasyondan benzin aldığında kamyon şoförü ertesi gün ödedi şeklindeki beyanı nazara alındığında ispat yükünün davalı tarafta buunduğunun kabulü gerekir. Mahkemece hatırlatması ve bu bağlamda zorlaması üzerine davacının yemin teklif etmesi eldeki davada üzerine ispat yükü düşmeyen davacı aleyhine değerlendirilemez. Mahkemece ispat yükünün davalıda bulunduğu hususu gözardı edilerek ve ispat yükü ters çevrilerek karar verilmesi doğru değildir. Bu itibarla davalıdan savunmasını ve ödeme def'ini ispat zımmında delilleri sorulup alınarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davalının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 14,00 TL temyiz harcının istek halinde hem davacıya hemde davalıya iadesine, 2.2.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.