MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali, tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı davalı avukatıncı duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı ... ve vekili avukat ... ile davacı vekili avukat ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,ağabeyi olan davalı ile ortak bir traktör tamir atölyelerinin bulunduğunu,ortaklıktan elde ettikleri kazançlarıyla 73 ve 100 parsel numaralı taşınmazları satın aldıklarını,tapuda davalı adına tescil edildiğini,bilahare 100 parsel numaralı arsayı kat karşılığında müteahite verdiklerini,kendilerine 8 adet daire düştüğünü,aralarındaki ortaklığı sona erdirip tüm taşınmazlarını paylaşmalarına rağmen davalının bu iki taşınmaz yönünden hissesini vermediğini ileri sürerek anılan taşınmazların ½ hisselerinin tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline,olmadığı taktirde değerlerinin mahkemece tespiti ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı,davacı kardeşini çıraklıktan yetiştirdiğini ve 1979 yılında işyerine ortak ettiğini,73 parsel numaralı taşınmazı ortaklıktan önce 1973 yılında satın aldığını,diğer taşınmazı da yine kendi parasıyla 1992 yılında satın aldığını davalının her iki taşınmazda da hakkının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, 73 parsel numaralı taşınmazın taraflar arasında ortaklık kurulmadan önce davalı tarafından satın alındığı,100 parsel numaralı taşınmazın da ortaklık adına alındığını davacının ispat edemediği,teklif ettiği yemini de davacının eda ettiği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş;hüküm,davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle 73 parsel numaralı taşınmazın taraflar arasında ortaklık kurulmadan önce davacı tarafından kendi kazancıyla kendi adına alındığının anlaşılmasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasındaki adi ortaklığın 1979 yılında kurulup,bilahare 1996 yılında sonlandırıldığı,davaya konu taşınmazlar dışında diğer ortaklığa ait taşınır ve taşınmaz malların paylaşılmak suretiyle tasfiye edildiği, 100 parsel numaralı taşınmazın taraflar arasında ortaklığın kurulduğu tarihten sonra tapuda davalı adına 30.4.1992 tarihinde satın alındığında,bilahare müteahite kat karşılığında 8 daire karşılığı, verildiği, anılan dairelerin ferdileştirilmesi sonucunda 17.4.2003 tarihinde davalı adına tescil edildiği hususlarında ihtilaf yoktur. İhtilaf, bu taşınmazda davacının hakkının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.Az yukarıda açıklandığı gibi 100 parsel numaralı taşınmaz taraflar arasındaki adi ortaklığın devamı sırasında alınmıştır.Tarafların kardeş olmaları nedeniyle(HUMK 293/1 maddesi hükmünce) tanık olarak dinlenen ..., ... ve ... davacının iddialarını doğrular şekilde beyanda bulunmuşlardır.Davacının iddiasını bu parsel yönünden ispat etmesi karşısında mahkemece,davacıya yemin hakkının hatırlatılmasının ve davalının da teklif edilen yemini eda etmesinin sonuca etkisi yoktur. Zira yemin, ileri sürülen iddianının diğer delillerle ispat edilememesi karşısında en son başvurulacak ve tamamen karşı tarafın vicdanına bırakılmış delillerdendir. İddianın diğer delillerle ispat edilmesi karşısında yemin deliline dayanmaya gerek yoktur.Mahkemenin bu yönleri göz ardı ederek 100 Parsel numaralı taşınmaz yönünden de davacının davasını reddetmiş bulunması, usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
3-Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA,(3) numaralı bent uyarınca davalının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, 625.00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıdan ödenmesine, aşağıda dökümü yazılan 134.00 TL kalan harcın temyiz edenden alınmasına, peşin alınan temyiz harcının davacıya iadesine, 3.2.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.