MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile 24.11.1995 tarihinde evlendiklerini, 28.11.2005 tarihinde boşandıklarını, evli oldukları dönemde kendisine ait taşınmazı satması için davalıya vekaletname verdiğini ve davalının taşınmazı 1997 tarihinde sattığını, ancak satış bedelini ödemediğini ileri sürerek şimdilik 7.000,00 YTL'nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, alacağın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 5 yıllık zamanaşımı süresi gerçekleştiğinden davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalıya dava dilekçesi 12.12.2006 tarihinde tebliğ edilmiş olup, 9.3.2007 tarihli celsede verdiği dilekçesi ile zamanaşımı def'inde bulunmuştur. Bu dilekçeye karşı davacı vekili 19.3.2007 tarihli dilekçesi ile zamanaşımı def'inin süresinde yapılmadığını ve savunmanın genişletilmesine muvafakat etmediklerini bildirmiştir. Öyle olunca süresinde yapılmayan zamanaşımı def'inin nazara alınmaması gerekir. Mahkemece taraf delilleri toplanarak değerlendirilip sonucuna uyğun karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 21.1.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.