MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı ... ve vekili avukat ... ile davacı vekili avukat ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının 27.5.2003 tarihinde vekaletini alarak dava dışı ... Bakanlığı aleyhine tazminat davası açıp takip ettiğini, % 15 oranında vekalet ücretinin ödeneceğinin kararlaştırıldığını ancak, 17.9.2003 tarihinde haksız olarak azledildiğini ileri sürerek, fazla hakları saklı kalarak 1000 YTL. vekalet ücretinin ödenmesini istemiş, ıslah dilekçesi ile de toplam 44.789 YTL.nin ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacı ile yapılan anlaşmaya göre sadece karşı taraf vekalet ücretinin kendisine ait olacağının kararlaştırıldığını, anlaşma dışında taleplerde bulunmaya başlayınca haklı olarak azlettiğini, dava dilekçesi yazma dışında hizmetinin bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 1000 YTL.vekalet ücretinin azil tarihinden, 18.627 YTL. vekalet ücretinin ıslah tarihinden yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalıdan 27.5.2003 tarihli vekaletname alarak hukuki hizmet verdiğini ve vekalet ücretinin tamamının ödemediğini ileri sürerek bu davayı açmış olup, taraflar arasında yazılı bir ücret sözleşmesinin bulunmadığı hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Mahkemece, 1136 sayılı Avukatlık kanunu’nun 164/4 maddesine 5043 sayılı kanunla yapılan değişikliğe göre mahkemece hükmedilen tazminat tutarının % 10’u ile % 20’si oranında avukatlık ücretinin tayini gerektiği gerekçe gösterilerek ve % 10 takdir edilmek suretiyle bulunan bedele karar verilmiştir. Ancak, avukatlık kanununa 13.1.2004 tarihinde 5043 sayılı kanunla eklenen geçici 21. madde 8.2.2008 tarihinde Anayasa Mahkemesi’nce iptal edildiğinden davacı avukata verilen vekalet tarihi ve hukuki hizmetin verildiği tarihe göre yürürlükte bulunan 1136 sayılı Avukatlık kanununun 2.5.2001 tarih ve 4662 sayılı kanunla değişik 164.maddesi gereğince hükmedilen tazminat tutarının % 5-15 arasında bir vekalet ücretinin takdiri gerekir. Ancak mahkemece % 10 asgari tutardan hesaplanan vekalet ücreti tutarının davacı avukat tarafından temyiz edilmediği ve böylece davalı lehine usuli kazanılmış hak olduğu gözetilerek, % 5 oranı uygulanarak bulunacak bedele karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya ayıkırı olup bozmayı gerektirir.
3-BK.nun 101/1 maddesi “ muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla mütemerrit olur” hükmünü haizdir. Davacı, vekalet ücreti alacağına vekalet tarihinden itibaren faiz işletilmesini talep etmiştir. Mahkemece de, asıl dava için azil tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmiştir. Ne var ki, davacı dava açmadan önce davalıyı ihtar çekerek temerrüde düşürdüğünü bu davada ispat edememiştir. Davacı avukat olup, vekalet ücreti alacağı azil tarihinde muaccel hale gelir ise de, muaccel olan bu alacağa faiz yürütülmesi ancak BK. 101/1 anlamında davalının temerrüde düşürülmesi ile mümkün olup, davacıda dava tarihinden önce davalıyı temerrüde düşürmediği için ancak dava tarihinden itibaren kanuni faiz talep etme hakkına sahiptir, mahkemece azil tarihinden itibaren faiz yürütülmesi de usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bent gereğince temyiz edilen kararın davalı taraf yararına BOZULMASINA, 625.00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 12.2.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.