MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalıdan murisinden intikal eden taşınmazın tamamını satın alıp bedelini ödediğini, kadastro tesbitine itiraz davasında 1/3 hissenin adına tesciline karar verildiğini ileri sürerek 2/3 hissesine karşılık gelen şimdilik 5.001 YTL.nin faizi ile ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, kesin mehile rağmen keşif avansının yatırılmadığı, tanık beyanlarının da davayı isbata yeterli olmadığı gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Kesin mehil, bir davanın sürüncemede kalmadan sonuçlandırılmasını amaçlayan usul hükümleri gereği hakime verdiği takdir yetkisidir. Bu itibarla mahkemenin kesin mehilin her türlü sonuçlarını taraflara açıklayıp, kesin mehili davayı sürüncemede bırakmayacak şekilde vermesi gerekir. Yerel mahkemece, 10.9.2007 tarihli oturumda, keşif yapılması ve mahkeme keşif gideri ile bilirkişi ücretlerinin yatırılması için 20 günlük kesin mehil verilmiş ve müteakip oturumda keşif avansı yatırılmadığından davanın reddine karar verilmiştir. Ancak anılan ara kararında bilirkişilerin isim ve adresleri açıklanmadığı gibi, bilirkişilerin çağrılması için gerekli olan posta gideri de açıklanıp yazılmamıştır. Bu 2008/9499-2009/345
hali ile verilen kesin mehil geçerli değildir. Bu nedenle , taraflar arasındaki sözleşme içeriği de değerlendirilerek, verilecek kesin mehilde yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınarak sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece, yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan gerekçelerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 22.1.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.