MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vekili avukat ... gelmiş, davalı tarafından gelen olmadığından yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının 100.000,00 YTL bedelli kambiyo senedine dayanarak hakkında icra takibi başlattığını, davalı ile senet vermesini gerektiren ticari ilişkisi bulunmadığını, 12.10.2005 tarihinde dava dışı üçüncü kişiler tarafından kaçırılarak kendisine iki adet 100.000,00 YTL bedelli senedin zorla imzalatıldığını, bu olay nedeni ile Cumhuriyet Savcılığına şikayetçi olduğunu, delil elde edilemediğinden kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, davalının bedelsiz bu senedi şikayetçi olduğu şahıslarla irtibatlı olarak ele geçirdiğini ileri sürerek, davalıya borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava dışı ... aracılığı ile 100.000,00 YTL ödeyerek daire satın aldığını, ödediği bedel için müteahitten senet vermesini istediğinde, dava konusu senedi imzalatıp getirdiğini, inşaata başlanmadığı için senedi icraya koyduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, BK 31 maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süreden sonra dava açıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kambiyo senedine dayanılarak başlatılan icra takibinde senedin bedelsizliği nedeni ile menfi tespit davasıdır. Dava konusu senette davacı borçlu, davalı alacaklı, keşide tarihi 08.07.2005, vade tarihi 26.10.2005 olup, icra takibi ise 26.12.2006 tarihinde başlatılmıştır. Davacı 12.10.2005 tarihinde kendisinden zorla senet alındığı iddiası ile dava dışı üçüncü şahıslar hakkında şikayetçi olmuş ise de; senet bulunamadığı için şikayetçinin soyut iddiası dışında delil bulunamadığı gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Davacı dava konusu olan bu senedin kendisine zorla imzalatılan senetlerden biri olduğunu iddia ettiğine ve senette icra takibi ile ortaya çıktığından, somut olayın özelliğine göre senedin icra takibine konularak davacıya ödeme emrinin tebliği ile bir yıllık hak düşürücü sürenin başlatılması gerektiğinin kabulü gerekir. Bu durumda davacı, 26.12.2006 tarihinde başlatılan icra takibinden sonra bir yıllık süre içerisinde 06.03.2007 tarihinde dava açtığına göre mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 625.00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 24.2.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.