MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı-karşı davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, avukat olan davalının kendilerine vekaleten ecrimisil ve bağlantılı davalarını takip ettiğini, vekalet ücretinin ödenmesine rağmen icradan 24.9.2004 gününde tahsil ettiği 20.953.000.000 TL paradan 9.328.930.000 TL’yı kendilerine 9 ay 23 gün sonra (18.7.2005 gününde)gecikmeli olarak ödediğini, bu paraların işlemiş faizinden de sorumlu olduğunu ileri sürerek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle şimdilik 10.000.000.000 TL alacağın 29.4.2004 tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, yaptığı bir kısım masrafların ve vekalet ücretinin ödenmediğini savunarak davanın reddini dilemiş; açtığı karşı davasında da 10.000.000.000 TL vekalet ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak asıl davanın 1.736 YTL üzerinden kabulüne, bu paraya 24.9.2004 tarihinden itibaren faiz yürütülmesine, karşı davanın reddine karar verilmiş;hüküm,davalı-karşı davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı karşı davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazının reddi gerekir.
2008/9951-2009/629
2- Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı avukat tarafından 24.9.2004 gününde davacılara vekaleten icra dosyasından çekilen paranın davacılara iade edildiği 1.5.2005 tarihi itibariyle işlemiş 358.32 YTL faiziyle birlikte 1.735.88 YTL ye ulaştığı belirlenmiştir. Mahkemece, bilirkişinin bulduğu bu miktara 24.9.2004 gününden itibaren faiz yürütülmek suretiyle hüküm kurulmuş olmakla hem BK 104//son maddesi anlamında faize faiz yürütülmüş, hem de faiz başlangıcında hataya düşülmüştür. Bu durum açıkça usul ve az yukarıda açıklanan yasa maddesine aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm HUMK.nun 438/7 maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle davalının diğer temyiz itirazının reddine, 2. bentte açıklanan nedenle temyiz edilen kararın “Hüküm” başlıklı kısmının (1).numaralı bendindeki(alacağın 24.9.2004 )söz ve rakamlarının hükümden çıkarılmasına yerine (1.377.56 YTL alacağa 1.5.2005)söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde taraflara iadesine, 27.1.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.