MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile 10.01.1996 tarihli adi ortaklık sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşmede ortaklığa konu edilen mal varlığı olarak pide fırını, davalının deposunda bulunan 40 ton çekirdek içi ve yaklaşık 1000 TL tutarında çek senet verilmesinin kararlaştırıldığını, ortaklıkta 2/3 hissenin davalıya 1/3 hissenin kendisine ait olacağı konusunda da anlaştıklarını, fırını işletmeye başladığını, davalıya düzenli olarak fırının gelirinden payına düşeni ödemesine rağmen davalının ortaklığa konu edilen 40 ton civarindaki çekirdek ile ilgili hiçbir hesap ve kar payı vermediğini, ileri sürerek adi ortaklığın feshine mahrum kaldığı kar payı ve ortaklığa koyduğu sermaye payına karşılık fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 30.000 TL nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı,adi ortaklığa konu edilen 40 ton çekirdek içinin davacının bulduğu müşteriye satıldığını alınan paranın da davacının hissesi oranında davacıya ödendiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki adi ortaklığın feshine, davalının ortaklığa konu edilen 40 ton kayısı çekirdeğinin satılıp satış bedelinin davacıya ödendiğine ilişkin iddiasını yasal delillerle kanıtlayamadığı gerekçesi ile 40 ton çekirdeğin dava tarihindeki değeri belirlenerek davacının hissesine düşen 26.666,00 YTL nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandıgı delillerle
2009/10037/2010/666
yasaya uygun gerektirici nedenlere ve ozellıkle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının davalı ile ortak oldukları, kayısı çekirdeklerini davalının sattığı dosya içeriği ile sabit olduğu gibi bu husus mahkemenin de kabulündedir.Davalı kayısı çekirdeği satış bedelinden davacının hissesini ödediğini yasal delillerle kanıtlayamamıştır.Hal böyle olunca mahkemece kayısı çekirdeklerinin satıldığı tarih belirlenip bu satış tarihindeki davacı hissesine düşen kısmın davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, 40 ton çekirdeğin dava tarihindeki değerine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ : 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 360.00 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 27.1.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.