MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıların murisinden alacağı olduğunu, bu nedenle tarafına bono verdiğini, borcun ödenmemesi nedeniyle bonoyu takibe koyduğunu, ödeyeceğini söylemesi üzerine haciz işlemini başlatmadığını, bilahare murisin öldüğünü, bu nedenle davalıları taraf göstererek takibi yenilediğini, ancak bononun zamanaşımına uğraması nedeniyle takibin geri bırakıldığını, bu sefer davalılar hakkında adi takip başlattığını ileri sürerek başlattığı takibe haksız itiraz edildiğinden bahisle itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının davalıların murisi ile ortak olduğu minibüsün işletilmesinden elde edilen ve tarafına düşen kar payı olduğuna dair iddiasını ispatlayamadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıların murisi ... hakkında bonoya dayalı icra takibi talebinde bulunmuş, ödeme emri murise tebliğ edilmiş murisin herhangi bir itirazı olmamıştır. İşlemden kaldırılan icra takibinin yenilenmesinden sonra borçlu mirasçıların Tetkik Merciine şikayeti üzerine zamanaşımı gerçekleşeceğinden bahisle davacı mirasçılar hakkında icranın geri bırakılmasına karar verilmiştir. Zamanaşımına uğrayan bono yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilerek tanık dinlenmiştir. Dinlenen tanıklarda davacıyı doğrulamıştır. Öyle olunca davacıya tamamlayıcı yemin verilerek sonuca uygun karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 15.60 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 25.1.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.